8 Aralık 2009 Salı

29

Sustum, dona kaldım, şok oldum, şaşırdım. Aslında hiç biri olmadım sadece çok kötü oldum. Yıkılacak birşey yoktu, biliyordum olacakları, son böyle olacaktı daha soft bir şekilde ama şimdilik bu softu, bunun zaman geçtikçe hard olanıda çıkacak piyasaya. Herşey devam ediyor, hayat devam ediyor. Ama malesef hep bir eksik. Bitmişti, unutmuştu, yanmıştı, sönmüştü, kül olmuştu hani. Kendini neden kandırdınki. Yada sana inanan beni. Hayatımda hiç bir kimse için bu kadar çabalamadım ben ki ondan bu kadar tekme yediğim halde. Bu akşam anladımki, aslında çoktan değil en başından farkındayım olmayacağının, yüzünü bu tarafa çevirmeyeceğini. Aşk değildi bu çoğu zaman alışkanlık. Onun dediği gibi saplantı, benim dediğim gibi takıntı dı bu. Hemde aşırı bi takıntı, bıktıracak cinsten, kovalanacak cinsten, ama utanma olmadan geri gelecek cinsten. Ben hiç bir zaman övmedim kendimi yada ne bileyim gel sev beni demedim ona. Sadece hayal ettim, kelimeye dökmek isterken geriye iktirildim, susmak zorunda kaldım. Ona yolladığım şarkılar anlatmak istedi bazı şeyleri ama yaptığımın saçmalık olduğunu çok geç anladım. Bana onu anlatan şarkılar, ona yolladığımda ona onu anlatıyordu hep. Çok büyük bir duvara çarptığımın farkına vardım hemde çok büyük, yıkılmayacak cinsten. Binbir türlü yol aradım, ama okadar kalındıki o duvar geçmek imkansız. Mükemmel olduk, en iyi olduk, çoğu kişinin yapmayacağı şeyleri yaptık, yapmayacağı diyorum ve yapamayacağıda diyorum, işte çok şey yaptım. Gerçekten yaptım, o bunların çoğundan habersizdi. Bunları umut ederek değil, öylesine yaptım hep. Kendi kendime kandım hep. Laf dinlemedim. O içindekini sustur diye çok laf söylediler, ama yine dinlemedim, dinleyemedim. Ve gerçekten bu akşam tükendiğimi anladım, bittiğimi hissettim. Ben o eski ben olmadığımı anladım. Ve son kez bir çırpınışın dahi olmadığını asıl bu akşam anladım. Aslında beklenenlerdi olanlar. İçinde hep onun olduğu şeyleri ben önceden tahmin etmek zorundayım sanki, yada bu bana bir ceza. Kim bilebilirki. O senelerdir hala aşıkken ona. Seneler diyorum, gerçekten seneler. Yazık edilen, umut edilen bi gençlik. Belkide yarım bi halde yaşanan en güzel ergenlik dönemleri. Ben sonuna yakalandım hala girdaptayım ama değişen bir şey yok. Bir nevi son kez ne görürsem göreyim, ne olursa olsun sonra askere giderim diyordum. Ve bu akşam askerlik zamanın geldiğini anladım. O kaçıp gitmeyi düşünürken en uzaklara, aslında onun kadar benimde ihtiyacım olduğunu anladım. Hep bitti dedi, öldü dedi, eskisi gibi değil artık hiç yok dedi. Ama öyle saf ve temiz söylüyorduki kim anlardı ya kendini kandırdığını yada bana temiz yalan attığını. Dedimya asıl ben bu akşam bittiğimi anladım diye. Aslında çok garip bu hikaye. Ben ona aşığım uzun zamandan beri, oda bir başkasına aşık uzun bir zamandan beri. Ben onun hiç umrumda olmadım, ama o benim hep umrumdadı. Bana başka gözle bakabilirmi diye ihtimaller denizinde yüzerken o bambaşka bir gözle izledi beni hep yüzerken. Çok kişi sevdi onu, bende dahil ama hiç kimse göremedi gözleri kapalıyken karşıda duvarın olduğunu. Sırtına çarptık hep, onun yüzü başka tarafa bakarken. Hiç övmedim kendimi dedim ya yada büyük konuşmadım diye, konuşacağım tek büyük bir şey var oda onu hiçkimsenin benim kadar çok sevmediğidir. Bunu tüm içimden söylüyorum yada kimbilir içinde onun olduğu çoğu şey gibi yanılıyorumdur. Gitmek istiyorum dediğinde biliyordum neden ve niçin gitmek istediğini. Ama ben onun dediklerine inanmıştım ya bitti artık yok demişlerine inanmıştım. Bilmiyordum hala bitmediğini. Aptal aptal her bişeyde bişey aradım hep. Onunla 2 saat olsa bile biraz daha yanında olmak için onunla vakit geçirebilmek için girmedim ben o sınava. Girmedim bütünlemeye ve biliyorum geçemiyeceğimide bilsemde belki bi şansı kaçırdım, sırf sadece onunla 2 saat daha onun yanında olabilmek için. Ben burda ona kızmıyorum hiç kızılcak konu değil çünkü. Kendime kızıyorum sadece. Boğazım acı bi halde yutkunurken acıyo. İçim acıyo resmen. Bittim ben bu akşam, kaybolduğumu anladım. Sadece gölgeydim ben onda yada bana göre. Ama hiç umrunda değildim ben onun. Onu seven geçen olmaz hayır yanıtını alan diğer pipililer gibi benimde aslında bi taraftan bakınca hiç bi farkım olmadığını anlıyorum. Bana mükemmel dedin, ben hiç bir zaman mükemmel olmadım, ona verdiğim şoklar için, üzmeler için, sinir etmeler için, bu yapışkanlık için asıl benim çok özür dilemem lazım.
Kırmızı bir ip, sol bilekte. 7 düğüm. 6 düğümün her birinde bir harf ve 7. düğümdeki dilek. Sadece o yani. Ama aslında hayat garip ya çok garip. En yakın arkadaşına deli gibi aşık olacak kadar garip. Onun bir başkasını hala sevdiğinin bile bile garip. Sevilmiyeceğini bile bile garip. Kimseye bakmayıp sadece onu hep onu sevmesi kadar garip. Ve daha çok garip onlarca şey kadar garip. Aşk; bir kadın uğruna dünyadaki bütün kadınlardan vazgeçmek değilmiydi, yada iki göz iki kaş bir endam uğruna hayatını köreltmek değilmiydi. Körelmedimi yada vazgeçilmedimi ? Hepsi oldu, ama boşuna olduğunu bile bile oldu. Hala ben çıkıp ona burda ki okuyacağının zerre ihtimali olmadığı halde ona burdan seviyorum seni diye bağırsam, ağlasam, yırtsam kendimi ne olurki. Dedimya aklı başka yerdeydi, yüzü başka yere bakıyordu hep diye. Yada Can Yücel'in en güzel şiirinde dediği gibi " nerden bileceksinki ya aklın başka yerdeydi yada yüreğin." Hiç bir zaman eğlenceli bir şarkı olamadın hayatımda, hep acıklı hep keder yüklü bi şarkı oldun bana. Kaderin bir oyunu desem yada hangi günahın cezasını çekiyorum desem bilmiyorum. Hiçte bilemeyeceğimde ya neyse. Ama çok kabuk bağladım biliyorum, ne demektir ya bir kızı seni hiç sevme ihtimali olmadığı halde, bir bşkasını seviyor demiyorum senelerdir aşık olduğu halde deli gibi sevmek. Amaçsızca. Ve bu akşam bittim işte. İçimdeki sevgi bitti demiyorum, hala duruyo, belki belki belki. Herşeyi bilmek, anlamak, körü körüne bağlanmak. Laf dinlemedim keşke dinleseydim. Bırak diyeni dinleseydim. O nasıl dinlemedi, o nasıl duymazlıktan geldi aynısı bende, o kız versiyonu bende erkek.
Bu akşam olanlardan sonra aslında iç kemiren ve tırnak yemekle geçen bir hafta başladı bu akşam. İçimden bi ses bağırıyor, dua ediyor, ağlıyor olmasın diye hala umutsuzca. Diğer tarafta olsun diyor mutlu olacak ya sonunda çok mutlu olacakya yüzü gülecekya en içten o yüzden olsun diyor. Ama hangi taraf ağır basıyor bilmiyorum. Soğuk terler akıyor, içim çok garip, acayip derecede garip bir haldeyim. O gün bile böle olmamıştım. O son kozunu oynuyor belkide. Olmazsa gitmek için elinden geleni yapacak cinsten. Ama çok istenilen bir şey olur eminimki ve hiç söylemek istemesemde olacak galiba bu. İki kız sevmiştim bundan önce, ufaktım, bi bok bildiğim yoktu, onları sevdiğimde onlar kimseyi sevmiyordu, onları sevdiklerine kavuşup kavuşmayacağını beklemiyordum. Ama bu kez seven birini sevdimya, geç bildimya, keşke önceden bilseydimde sevmeseydim be. Bir tarafım olmasın derken, diğer tarafım sevinecek o mutlu olsun yeter deyip sevsin istiyor. Ne yaman bir çelişki, arkadaşa aşık olmanın ne anlamlar taşıdığını bu akşam anladım ve komple bittim. Köreldim resmen, amaçsızım derler ya aynen öyle. Karanlık odada gözlerim kapalı körebe oynuyorum sanki. Ve biliyorum o beklenen ışık o iz gelecek ona, ve ben ne hale düşerim, ve ben nasıl bir hal alırım artık onu tahmin etmek lazım. Hep kötü senaryolar üstüne oynadım bu işi, güzel birşey olunca sevinmek adına. Şimdi üzülmemek için en en en kötü senaryoyu yazıp onun provasını yapmam lazım. Engelleme imkanım ve öyle bir lüksüm olmadığı için ki haddime zerre düşmez o yüzden sigaraları kaynaklayarak geçecek hafta.
Hep farklı bir şey ile söylemek için senelerdir içimde hep kalan bi söz vardı ona karşı söylemek istediğim. Kimseye sarf etmedim o sözü, ona özeldi. Bu akşam biterken nasip oldu söylemek, ama sen yine normal bir lafmış gibi anladın hepsini anladığın için. Özür dilerim herşey için binlerce kez Güzel Yüzlüm. Herşey yaşanmış bitmiş yada bu akşam yediğim tekmelerin birinden yemedim, görmem gerekenleri, olması gerekenleri anladım bu akşam. Benim aşkım, ondaki büyük aşk tarafından bu akşam ezildi, parçalandı ve ve ve ve her ne kadar benimde aşkım büyük olsada. Ufaktı yaş olarak fark sadece bu. Ben artık yokum güzel yüzlü, hiç bir zaman olmadığım gibi. Ben mükemmel değilim, ben hiç kimsenin yapamayacağı çok şeyi yapsamda ben hiçbirşeydim. Ben sadece sende tek bir şey olarak varım artık. O resim ve 4 şarkı sadece. Ve biliyorum o şarkıları dinlerken o gelicek aklına, hepsinde olduğu gibi. Bari o şarkıları rahat bırakta onlar seni sana anlatsın. Benim seni sana ismini zikretmeden anlattığım gibi, günlerce, haftalarca, aylarca. Bambaşka birşeydi işte çok başka, haddinden fazla bi delilikti, kalplerde başkasının olduğu halde. Yoktun ve hala yoksun biliyorum ve yokumda yani, ne zaman oldumki değilmi. İçim kan ağlasada galiba bu kez sen istediğine kavuşacaksın, içim kan ağlasada. Biliyorum içinde senin olduğu herşeyi önceden tahmin edebiliyom.
Ve özür diliyorum her şey için Güzel Yüzlü, gerçekten özür dileyecek tek kişi benim, sıktığım ve aptallığım için. Sen hiç umut vermedin bana yada bir başka şey, bu aptal bünye öyle anladı hep. Bittim dedimya gerçekten bittim. Tahmin edebilmek çok kötü ama gerçek. O tahmin ettiğim şey olacak ve senden o sözü duyacağım. Ve işte o gün ben komple yok olucam hayatından, sen ait olmak istediğin yerde olunca. Ve biliyorum şarkıda hep dediği gibi "ben asla senin kalbine giremeyeceğim" . Ve galiba ben gidiyorum, akıl ile kalbin savaşmaya gücü kalmadı. Sonuç da yok, kazananda da yok. Galiba hoşçakal, galiba ve aslında daha bir sürü şey. Bir umuttu hep bu sahnedeki oyunu süsleyen hep.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Tarihten Bir Sayfa

Blog Widget by LinkWithin