31 Mart 2010 Çarşamba

Şampiyonlar Ligi'nin Salısından Kalanlar

FC Bayern München : 2 - Manchester United FC : 1
77' Ribery
90+2' Olic
----------
1' Rooney

video

Olympique Lyonnais : 3 - Girondins de Bordeaux : 1
10' Lisandro
32' Bastos
77' Lisandro
----------
14' Chamakh

video

30 Mart 2010 Salı

Bu Çocukta İş Var Bölüm I

Nisan 2006'da Anelka kapaklı sayısınla bulaştım bu illete. 48 ay olmuş, eksiksiz her ay aksatmadan yaptığım ender şeylerden biri. Şimdi kapağa bakınca Elano var. Neyse dergiyi anlatmaya gerek yok, blogcuların çoğu müdavimidir zaten. İçinde bir bölüm var hemen hemen kaçırmadığım. " Bu Çocukta İş Var " bölümü. Genç futbolcuları tanıtıyorlar, her ay birisini. Ve işte bu tanıttıkları çocukların çoğu ileride patlama yapacak çocuklar. Bir çok örneği var, çoğunun ismine artık kulağımız aşina, ve gerçektende bu çocuklarda iş var. Kimisinin şansı yaver gitti patlama yaptı ismini artık herkez biliyor, kimisinede nasp olmadı. İşte derginin keşfettiği ve patlama yapıp isimlerini bize duyuran futbolcular. Unutmadan, derginin o sayısında yazılan çocukları eminim o derginin çıktığı zaman kimse tanımıyordu. İşte size iş olan çocuklar.

Nisan 2006 --- Eren Güngör --- Altay --- Kayserispor
Mayıs 2006 --- Serdar Kurtuluş --- Bursaspor --- Beşiktaş --- Gaziantepspor
Haziran 2006 --- Giray Kaçar --- Gençlerbirliği OFTAŞ --- Hacettepe --- Trabzonspor
Temmuz 2006 --- Serdar Özkan --- Akçaabat Sebatspor --- Beşiktaş --- Samsunspor --- Beşiktaş
Ağustos 2006 --- Hakan Özmert --- Sakaryaspor --- Antalyaspor
Eylül 2006 --- Zafer Kargoğlu --- Gaziantepspor --- GASKİspor --- TKİ Tavşanlı Linyitspor
Ekim 2006 --- Harun Karadaş --- Galatasaray --- Kasımpaşa --- Alibeyköy --- Darıca Gençlerbirliği
Kasım 2006 --- Kemal Yıldırım --- Hacettepespor --- Orduspor
Aralık 2006 --- Barış Ataş --- Diyarbakırspor
Ocak 2007 --- Deniz Aydoğdu --- Karşıyaka --- Ankaraspor --- Kasımpaşa --- Malatyaspor --- Mardinspor --- Balıkesirspor
Şubat 2007 --- Mehmet Batdal --- Bucaspor --- Altay --- Bucaspor
Mart 2007 --- Samet Kılıç --- Samsunspor --- Güngören Belediyespor --- Manisaspor --- Mardinspor --- Samsunspor
Nisan 2007 --- Mevlüt Erdinç --- Sochaux --- PSG
Mayıs 2007 --- Emre Balak --- Samsunspor --- Gençlerbirliği --- Hacettepespor
Haziran 2007 --- Ufuk Ceylan --- Manisaspor --- Galatasaray
Temmuz 2007 --- Zafer Yelen --- Hansa Rostock --- Trabzonspor
Ağustos 2007 --- Mustafa Pektemek --- Sakaryaspor --- Gençlerbirliği
Eylül 2007 --- Serol Demirhan --- Ankaraspor --- Buğsaşspor --- Keçiörengücü
Ekim 2007 --- Ceyhun Gülselam --- Unterhaching --- Trabzonspor
Kasım 2007 --- Emrah Tuncel --- Malatyaspor --- Boluspor
Aralık 2007 --- Yaser Yıldız --- Kartalspor --- Galatasaray --- Manisaspor
Şubat 2008 --- Emrah Bedir --- Adanademirspor --- Adanaspor
Mart 2008 --- Murat Ceylan --- Gaziantepspor
Nisan 2008 --- Sercan Yıldırım --- Bursaspor
Mayıs 2008 --- Serkan Topkara --- Sivasspor --- Anadolu Üsküdarspor
Haziran 2008 --- Abdülkadir Kayalı --- Ankaragücü --- Fenerbahçe --- İstanbul BŞB
Temmuz 2008 --- Adem Büyük --- Altay --- Beşiktaş --- Mainsaspor --- Boluspor
Ağustos 2008 --- Ferhat Kiraz --- Hacettepe --- Karşıyaka --- Gençlerbirliği --- Hacettepe
Eylül 2008 --- Can Erdem --- Beşiktaş --- Altay --- Beşiktaş --- Siirtspor
Ekim 2008 --- Muhammet Demir --- Bursaspor
Kasım 2008 --- Abdullah Durak --- Kayserispor --- Kastamonuspor --- Kayserispor
Aralık 2008 --- Ediz Bahtiyaroğlu --- Ankaraspor --- Ankaragücü

Şampiyonlar Ligi'nin Salısı

Akıllarda hemen 11 yıl önceki final maçı var. Ne zaman bu ikili eşleşse hemen bir rövanş havası Avrupalı medyada. Final'i izlediğim için zamanında gayet iyide hatırlıyorum. Basler'in frikiği ve 90. dakika mucizesi. Gol için kornerde rakip ceza sahasına dalan Schmeichel, Sheringham ve dünyanın en büyük nöbetçi golcüsü Solskjaer'in golü. Yıkılan Bayern ve yıkılan ManU'lular.
Bugüne dönecek olursak, Bayern ligde sağlam bir dikiş tutturabilmiş değil. Bu yıl yeniden doğan Robben, bu akşam Allianz Arena'da yok. Bayern için çok büyük bir eksiklik bu. ManU'da Rooney ve Ferdinand sakatlıkları olsada Almanya'ya gitti. Rooney'e oynar gözünle bakıyorum, bu yıl kariyerinin en güzel sezonunu geçiriyor domuzcuk. Maç sonuç olarak her yola açık bence. Hızlı oynayan kazanır bilader.

Fransa adına kötü bir kura, kime sorarsanız sorun. Ligde aralarında 2 puan bulunan 2 takımın kapışması. Zamanında Inter - Milan gibi daha kötü eşleşmelerde olmuştu. Bu sezon 2. defa karşı karşıya gelecek Fransızlar. Ligin ilk yarısında Gerland'da Bordeaux, Lyon'u deplasmanda yenmişti. Birbirlerini bayağı iyi tanıyan 2 ekibin kontrollü ve sakin oynayacağı tahminindeyim. Lyon, kupanın favorisi Real'i elemişti, Bordeaux'ta favori olduğu Olympiacos eşleşmesinde zorlukla çıkmıştı bir üst tura. Lyon, Avrupa sahnesinde ayrı oynayan bir takım bi yerde. Tura yakın taraf bence Lyon. Lig ayrı kupa ayrı. Lyon'da Clerc, Boumsong ve Anderson eksiklikleri var. Bordeaux'da Diarra kırmızı kart cezalısı ve Planus, Traore ve Sertic sakatlıkları yüzünden oynamayacaklar. Star sağolsun bu akşam maçları D-Smart'a ışınlamış durumda haberiniz ola.

Özhan Canaydın Kareografisi

Koca İzmir'den kalkıp maça gitmekten elimde kalan tek güzel şey bu kaldı. Video'su biraz titrek, yada birazcık aşırı titrek. Kılsızını aramayın, idare ediverin.

video

Ugly 11

www.uglyfootballers.com sitesi en çirkin 11'i oluşturmuş. Karikatür çizim halinde iyice yerin dibine sokma vazifesi göstermeye çalışmışlar. Sitede İskoçya, Premier Lig ve Championship'in en çirkin 11'leride bulunmakta hali hazırda. Biz sizler için derledik, sıraladık, ve bilmeyenler için gerçek hallerini bulduk. Bakın bakalım, en çirkin 11, size görede en çirkinmi gerçek hallerini görünce.
1 - Steve Ogrizovic
2 - Trostan Ivanov
3 - George Berry
4 - Trevor Hockey
5 - Abel Xavier
6 - Paul Breitner
7 - Graeme Souness
8 - Franck Ribery
9 - Ronaldinho
10 - Iain Dowie
11 - Peter Beardsley

Felaket Tellalıları

Derbinin suçluları maç içinde tarafatrlarca hemen belirlenmişti. Hatalı gol yiyen Franco, orta sahada hiç bir varlık gösteremeyen Mustafa ve Mehmet ikilisi ve sol bek Caner. Unutmadan tabiikide Rijkaard. Franco golde, hem topun beklediği yerde sekmemesi ve derbi maçta yapılmayacak bir hareketi yapıp maçı kaybettirmesi, Galatasaray adına diğer zayıf halkaların örtbas edilmesine sebep oldu. Ama bugün baya bir garip haber denk geldi. Sabah gazetesi hangi kaynaktn aldı bilmiyorum bu en baba sallama haberi artık ve üstüne üstlük haberin muhabiride komple spor servisi yazılarak herkezin üstüne atılmış durumda yani. Şimdi şu derbi faturasına geçelim biz. Öyle bir kurgu yapılmış ki, gidecekler belli, nedenleri belli şekilde. Sanki geçen yılki 6-2'lik Barça mağlubiyeti ve Barça'nın aldığı Şampiyonlar ligi hamlelerine anında cevap vermek gibi saldırmasını bekliyorlar galiba. Öyle bir yapmışlarki, sezon sonu kaçınılmaz operasyon şeklinde lanse edilmiş. Uzatmadan olaya dalalım biz. Direk copy + paste olayına giriyorum affola.

1- KİRALIKLAR: Satın alınmaları halinde maliyetleri 15 milyon Euro'yu geçecek olan Caner Erkin- Jo Alves-Giovani Dos Santos üçlüsü ile yollar sezon sonunda kesin olarak ayrılacak. Caner, Hakan Balta'nın; Jo, Baros'un; Giovani de Arda'nın sakatlığında bulduğu forma şansını iyi kullanamadı ve kredilerini tamamen tüketti.

2- LEO FRANCO:Arjantinli eldiven artık Galatasaray'da istenmeyen adam. Taraftarlar, Fenerbahçe mağlubiyetinin faturasını Leo Franco'ya kesti. Geldiği günden bu yana vasatı geçemeyen ve kalede güven vermeyen Franco, iki yıl daha sözleşmesi olmasına rağmen sezon sonunda yolcu.

3- SERVET ÇETİN: Milli stoper, Galatasaray'daki sonunu adeta kendi hazırladı. Zaman zaman yedek kalmasına bozulan Servet Çetin'in, derbinin ardından yaptığı "İyi mücadele etmiyoruz" açıklaması, bardağı taşıran son damla oldu. Rijkaard'ın kafasından sildiği Servet, teklif gelmesi halinde hemen satılacak.

4- ELANO BLUMER:Brezilya Milli Takımı'nın banko oyuncusu, 7 milyon Euro bonservisin hakkını veremedi. Aklının Dünya Kupası'nda olduğu ileri sürülen Elano'nun kimyası Galatasaray ile uyuşmadı. Elano, vatandaşı Lincoln'ü mumla arattı.

5- AYHAN AKMAN: Sezon başında kaptanlık pazubandının Arda Turan'a verilmesine içerlenen tecrübeli oyuncu, formayı unuttu. Küskünleri oynayan Ayhan, yeni sezonda takımda olmayacak ve askerlik problemini düşünerek yurt dışına gidecek.

6- HARRY KEWELL: Devre arasında bıçak altına yatan Avustralyalı yıldız, "Mart ayı başında sahalardayım" demesine rağmen hala takıma dönemedi. Yönetim, kronik sakatlığı olan ve sözleşmesi sezon sonunda bitecek Kewell'a kontrat uzatma teklifinde bulunmayacak.

7- FRANK RİJKAARD: Ve derbi mağlubiyeti sonrası Hollandalı teknik adamın da Galatasaray'daki geleceği tartışılmaya başlandı. Başkan Adnan Polat, "Hocamız 1 yıl daha Galatasaray'ın başında" dese de, Cimbom'un ligde ilk ikiye giremeyerek Şampiyonlar Ligi biletini alamaması Rijkaard'ın sonu olabilir.


Olayın tamamı böyle. Sabah gazetesi sezon başından beri içine doldurduğunu kustu ve rahatladı bence. Herkez yolcu ve herkezin bir yollanma sebebi var. Peki takım baştanmı kurulacak seneye. Değirmen, su v.s. etmenler nereden gelecek bu transferler için saygıdeğer sabah. Diğer blogger'ların bahsettiği gibi gerçektende QTM, katılmamak elde değil artık. Skor yazarları dolu gazeteler. Şu blog yazarlarının eminimki çoğu o yazarlardan daha sağlam olduklarına eminim.

Hiç'e Giden Bir Maç

Pazar malumunuz derbi vardı. Bilet telaşıydı, bulma umutları tükenmesiydi derken, son anda son şansta bileti bulmamız ve yerinde yine derbiyi izlememiz sonucunda maç yazısı gecikti. Yazmayada gerek kalmadı sanki, izleyenler gördü, tartışılcak öyle üstüne basa basa vurgu yapılacak şeyler yoktu maç içinde. Guiza'nın ofsayt olmayıpta ofsayta düşmesi, - bana göre - Giovani'nin son dakikalarda Lugano tarafından çekilip düşürülmesi ve verilmeyen penaltı, Alex'in sırtında patlayan su, Giovani'nin ikinci yarıda kaçırdığı en ciddi pozisyon, Galatasaray'ın yediği gol, bakın Fenerbahçe'nin attığı gol değil Franco'nun yediği gol, ki Selçuk bile inanamadı ilk anda o topun girdiğine ve son olarak Keita'nın vuruşu ve Volkan'ın kurtarışı. Volkan demişken bilerek yapılmış hareketler, rakibin antipatikliğini kazanma ve anasına sövdürtme zevki olan bir futbolcu kanımca artık. Çünkü tribünlerin direk yüklendiği az oyuncuların içinde başı çekmekte. Bunları yazıyoruz Volkan içinde, okuyan demesin yenildin işte kuyruk acından illaki biyere sarma diye. Ama bu kişi asla bir Can Bartu, Lefter, Metin Oktay, Hagi gibi rakip takım tarafından bile saygı gören birisi olamayacak. O olgu için şeref kelimesinin insanın içinde olması lazım. Maçın en çok akılda kalan olayı, centilmenliğin havada uçuştuğu dakikalar. Hep Ali Sami Yen Stadı ve hep centilmenlik kelimeleri burdaki maçlardan önce. Geçen hafta alkışlayan rakibi alkışlamak yada illaki her burdaki derbi öncesi dilden düşmeyen centilmenlik ve fair play. Çoğu kişi ve herkezin anlayamadığı nokta, bu sağduyu çağrısı ve centilmenlik furyası neden Anadolu Yakasındaki maçtan önce bir kez olsun dile gelmiyor. Cevap yok, cevap çoğu kişide küfür olarak saklı çünkü. Ve maçın benceki en güzel olayı o açılan, o yapılan Özhan Canaydın Kareografisiydi. Yeni Açık'tan kareografi olup olmamasını kestirmem, Eski açığın yarı kırmızıya bürünmesiyle oldu. Bu büyük insana, bu büyük taraftarın!!! (diyeceğimde demiyorum birazdan orayada gelicem) ona karşı yapacağı en büyük vefa örneği olacaktı, olduda. Helal olsun emeklerine sağlık hepsinin.
Sahada 3, 4 atak harici, sıfır bir Galatasaray vardı. Jo'yu, Keita'yı kilitleyen Fenerbahçe, bu 2 adam sonucunda sahada oldukça geniş alan buldu, rahat top yaptıda. Golü atan Selçuk, gol haricinde de rahat ve sağlam bir oyun gerçekleştirdi. Eğer maç berabere bitseydi eğer maçın adamı direk Lucas Neill olurdu. Gerçekten hatasız ve sırıtmayan tek oyuncu oydu sahada Galatasaray adına. Franco için birşey konuşmak yersiz artık. Selçuğun gerçektende oradan 10 şut çeksede Franco'nun bu 10 topuda kurtaracağı top işte gitti gol oldu. Yani bir nevi olan oldu.
Taraftar olayına geçelim. Bütün bloglarda yazıyor, hadi birinde olsa neyse der geçersin, ama hepside ağız birliği yapacak halleri yokya. Şu bilet muhabbeti. Yapılanın hiç bir izahatı yok bence. Sen tribünün kemik tayfasındasın ve bu en önemli maçta elindeki bileti satacağın para, tuttuğun takımdan daha ağır basıyor. Helal olsun gerçekten. Ve içeri girenler peki ne yaptı, golden sonra iyice umudu kesti, sustu ve sahneyi deplasmancılara bıraktı. Galatasaray'lıların sesinden çok onların sesi duyuldu zaten. Gerçekten hepsine bravo, şu bilet satış yönteminede bravo, karaborsayada izin veren o götünden korkan polislerede bravo.

Namus Bekçileri

Resimdeki zat Diyarbakırspor sözcüsü. Ligin son iki maçı hariç 7 - 8 puanlarının hakem hataları tarafından gasp edildiğini açıklamış, basın toplantısında. Şaşırılacak durum şu ki son 2 maçta yaptıkları o güzel hareketleri kabullenmeleri. Olayın ve bu basın toplantısının asıl amacı Gaziantepspor - Sivasspor maçıydı. Denizlispor artık düştü gözüyle bakılmakta, Ankara'nın zaten kafadan banko ve son takım ise büyük ihtimal Diyarbakırspor ve Sivasspor içinden olcağa benziyor. Ve haftasonu oynanan o maçta hakem Kamil Abitoğlu'nun Sivas lehine kararlar verdiğini, üstüne basa basa belirtti. Neymiş bu kararlar;
+ Gösterilmeyen kartlar,
+ Verilen ofsayt gol,
+ Verilmeyen penaltı,
+ Uzatmanın uzatmasında ceza sahası üzerinde yaratılan faul atışı sonrası sağlanan gol.
Diyarbakır cephesinin görüşleri, Sivas'a 1 puan ikram edildiği ve haklarının yendiği yönünde. Resmi sitede haberin başlığıda " Sivasspor 1 puan ile mükafatlandırıldı " diye. Tövbe yarabbi diyorum, kendi bokları hala apaçık meydanda, ülke sporunun en kara lekelerinden biri olmakta ve hala pişkince gündem yaratma peşindeler. Peki amaç ney onu çözmek önemli olan, yada neyin peşinde bu Diyarbakırlı yöneticiler ? TFF ve PFDK'ya maç hakkında suç duyurusunda bulunulacaklarını da açıklamışlar. İncelemeye alınsın diye. Gerçekten garip şeyler, yada biz uzaktayız diye bize garip geliyor bunlar.

Bank Asya 1. Lig 28. Hafta

Çaykur Rizespor 2 - 1 Kartalspor
Giresunspor 0 - 2 Bucaspor
Adanaspor 1 - 0 Gaziantep BŞB
Samsunspor 0 - 1 Altay
Kocaelispor 0 - 2 Konyaspor
Hacettepespor 2 - 1 Dardanelspor
Boluspor 1 - 2 Kayseri Erciyesspor
Mersin İdman Yurdu 0 - 1 Orduspor
Karşıyaka 0 - 0 Kardemir Karabükspor

Takım O AV P

1-K. Karabükspor 27 41 63

2-Bucaspor 28 25 55
3-Adanaspor 28 7 50

4-Altay 28 8 48
5-Konyaspor 28 8 47

6-Karşıyaka 27 5 43
7-Boluspor 28 4 42

8-Giresunspor 28 3 41
9-Gaziantep B.Ş. Bld. 28 -3 36

10-Kartalspor 28 -6 35
11-K. Erciyesspor 28 -9 35

12-Çaykur Rize 28 -11 35
13-Orduspor 28 -3 33

14-Samsunspor 28 0 32
15-Mersin İ.Y 28 -10 32

16-Dardanelspor A.Ş. 28 -11 30
17-Hacettepe 28 -15 27

18-Kocaelispor 28 -33 14

Turkcell Süper Lig 27. Hafta Matinesi

İstanbul B.Ş.B : 2 - Bursaspor : 1
9' Marcin
29' Hasan Ali
----------
79' Volkan Şen

Gençlerbirliği : 1 - Diyarbakırspor : 0
34' Mustafa

Beşiktaş : 3 - Eskişehirspor : 2
31' Nihat
59' Bobo
73' Holosko
----------
2' Ümit Karan
21' Ümit Karan (pen.)

Antalyaspor : 0 - Manisaspor : 0

Denizlispor : 3 - Kasımpaşa : 3
9' Angelov
22' Berberovic
26' Çağlar
----------
1' Moritz
7' Gökhan Güleç
81' Özgür

Gaziantepspor : 2 - Sivasspor : 2
9' Souza
45' Souza
----------
16' Musa
90' Cihan

Galatasaray : 0 - Fenerbahçe : 1
70' Selçuk

Kayserispor : 1 - Trabzonspor : 0
90' Makukula

TakımOGBMAVP
1Bursaspor2718453058
2Fenerbahçe2717462155
3Beşiktaş2716742055
4Galatasaray2716562353
5Trabzonspor2713771746
6Kayserispor2713771446
7Eskişehirspor2712961045
8İstanbul B.B.271278-243
9Gençlerbirliği271089438
10Antalyaspor279711534
11Gaziantepspor278109134
12Kasımpaşa278910-133
13Ankaragücü277119132
14Manisaspor2761011-828
15Sivasspor277416-2025
16Diyarbakırspor275913-1624
17Denizlispor274617-1818
18Ankaraspor270027-810


23 Mart 2010 Salı

(Ç)Alıntı


İrlanda'nın logosu 5, 6 yıldır kullanılmakta. İsrail'in daha yeni. Çalıntımı, alıntımı bilemiyorum.

Özhan Başkan

Bir insanın ölmesi kötü birşey, az önce yanında seninle konuşurken artık birdaha konuşamayacağını düşünmek, sen ölene kadar. Ölüm bu demek belki benim dünyama göre. Tanısanda, tanımasanda, hiçbir muhabbetin dahi olmasada, görmesende ölüm cidden kötü. Yok işte, birdaha yok. Bitti. En centilmen başkanı kaybettik bugün. Onu en kötü Galatasaray döneminle, kötü transfer politikasınla, centilmenliğiyle, Kadıköy'de 6 gol yerken Aziz Yıldırım'ın her golden sonra elini sıkmasıyla ve bir türlü rayına oturtamadığı ama şimdi aslında onun en büyük projesi olan Seyrantepe Stadı ile hatırlayacaz. Tüm olumsuzluklar, aksilikler ona denk geldi belkide. Kader diyelim biz buna, kader. Özhan Başkan artık yok, nur içinde yatsın. Allah Rahmet Eylesin.

Turkcell Süper Lig 26. Hafta Matinesi

Kasımpaşa : 2 - Beşiktaş : 2
62' Gökhan Güleç
85' Şahin
----------
74' Tello
77' Bobo

Diyarbakırspor : 1 - Antalyaspor : 0
70' Erhan (pen.)

Manisaspor : 1 - İstanbul BŞB : 0
87' Mehmet Güven

Fenerbahçe : 1 - Gaziantepspor : 0
32' Güiza

Ankaragücü : 3 - Kayserispor : 0
26' Geremi (pen.)
41' Vittek
82' Vittek

Sivasspor : 0 - Gençlerbirliği : 2
24' Mustafa
83' Kahe

Trabzonspor : 1 - Galatasaray : 0
30' Colman

Bursaspor : 2 - Denizlispor : 1
34' Ozan
67' Sercan
----------
75' Roberts

1Bursaspor2618443158
2Galatasaray2616552453
3Fenerbahçe2616462052
4Beşiktaş2615741952
5Trabzonspor2613761846
6Eskişehirspor2612951145
7Kayserispor2612771343
8İstanbul B.B.261178-340
9Gençlerbirliği26989335
10Antalyaspor269611533
11Gaziantepspor26899133
12Kasımpaşa268810-132
13Ankaragücü266119-229
14Manisaspor266911-827
15Diyarbakırspor265912-1524
16Sivasspor267316-2024
17Denizlispor264517-1817
18Ankaraspor260026-780

Bank Asya 1. Lig 27. Hafta

Bucaspor 1 - 2 Kardemir Karabükspor
Dardanelspor 2 - 1 Kocaelispor
Kayseri Erciyesspor 3 - 1 Hacettepespor
Altay 0 - 1 Adanaspor
Orduspor 1 - 0 Karşıyaka
Kartalspor 0 - 0 Mersin İdman Yurdu
Giresunspor 3 - 2 Samsunspor
Gaziantep B.Ş.B. 0 - 4 Boluspor
Konyaspor 1 - 1 Çaykur Rizespor

Takım O AV P

1-K. Karabükspor 27 41 63

2-Bucaspor 27 23 52
3-Adanaspor 27 6 47

4-Altay 27 7 45
5-Konyaspor 27 6 44

6-Karşıyaka 27 5 43
7-Boluspor 27 5 42

8-Giresunspor 27 5 41
9-Gaziantep B.Ş. Bld. 27 -2 36

10-Kartalspor 27 -5 35
11-Samsunspor 27 1 32

12-Mersin İ.Y 27 -9 32
13-K. Erciyesspor 27 -10 32

14-Çaykur Rize 27 -12 32
15-Orduspor 27 -4 30

16-Dardanelspor A.Ş. 27 -10 30
17-Hacettepe 27 -16 24

18-Kocaelispor 27 -31 14

22 Mart 2010 Pazartesi

Atina Derbisi

Derbiler haftasıydı bu hafta bir nevi, Lyon - OM, Man Utd - Liverpool, Boca - River ve Panathinaikos - Olympiacos. OAKA'da Atina'nın en büyük derbisi vardı. Maçı deplasmandaki kırmızı - beyazlar Olympiacos kazandı. Derbyshire'nin tek golü vardı maçta. Olaylı, yaralanmalı, meşaleli, sahaya meşale yağdırmalı, konfetili, ses bombalı, deli gibi tezahürat yapmalı, kavgalı, direkten dönen topları, taraftar desteğinin aha işte bu diye gösterilecek cinste olduğu, golü atan toy oğlan Derbyshire'nin golden sonra ev sahibi tribünlere dönüp " duyamıyorum sizleri " gibisinden hareketler yapıp oda artık onlardan biri dediğimiz bir derbi daha geride kaldı. Fotoları kaldı yadigar.

Hat-Trick Hero

Yine Messi, yine Messi, yine Messi. Yemin ederim sıkıldım artık, bıkkınlık geldi bu adamdan. Geçen haftaki gibi yine 3 attı, yine hat-trick. 3 gol atsa iyi birde son dakikada yaptırdığı penaltı var La Romerada'da. Adamın herşeyde var parmağı yani anlıcağınız. 2. golü görülmeye değer. Bilenler bilmeyenlere anlatsınlar. Kavga eder gibi topu kapmaya çalışmak, kapmak, adamı çalımlama işini bokunu çıkartıp maymun etmek ve golü atmak. Haliyle bu adam bu resimdeki kemikleri sorunlu dünya harikası velet olunca normal oluyor. Karşı tarafta ise Zaragoza'nın 10 numarası var. 4 dakikada 2 gol atıp maçı 3-2'ye getiren Colunga var. Ama futbol bu işte üstadım, 4 dakikada 4 gol atsanda ezilenleri yazmıyor, kazananları yazıyor.

... Korkusu ve 5-1

Geçen hafta Hertha kendi evinde Nürnberg'e 2-1 yenilince, bizim sahalarımızda sıkça gördüğümüz sahaya girme olayları yaşanmıştı. Ama adamlar haklılar, Hertha Berlin gibi bir takım ligin son sırasına demir atmış vaziyette. Büyük bir mucize olmadığı sürece bu takım seneye Bundesliga II'de boy gösterecek. Mulumunuz sahaya taraftarlar girince, ortalığın afedersiniz anasını ağlatınca, vurunca kırınca, birde üstüne üstlük takım idmanlarınıda polis koruması altında yaptı hafta boyunca. Geçen hafta bunlar yaşanınca tabi, iş dahada ciddileşti, hiddetlendi, yusuf yusuf olunmaya başlandı. Kelle koltuk bir vaziyet bir nevi. Ve bu hafta, yani bugün. Kahveye girdim maç için, alt katta yaşlı amcalar Wolfsburg - Hertha maçını izlemekle meşgul. Bir bakınayım dedim, gözümde hemen skora gitti. Ne göreyim 3-1 Hertha üstünlüğü. Şaşırdım, Olcay'a söz etsem lan maça bak diye, adamın nerden haberi olcak elin Alaman takımından. Çıktık yukarı, ma. bitti, gittik eve bakınırken skor gözüme çarptı. 5-1 Hertha yenmiş.
Velhasıl kelam göt korkusu, büyük korkuymuş abilerim ablalarım. Bu akşam onu öğrendim. Bu korku öyle bir korkuymuş ki Gekas'a 3 gol attıracak cinsten. Ve bana şimdi göt korkusunun resmini çizebilirmisiniz deseniz size adresim bellidir. Alttaki resim buyrun.

Sulu Derbi

Güney Amerikalı futbol tanrıları, en büyük derbinin oynanmasına izin vermediler bu akşam. Aşırı ve bokunu çıkartır derecede yağan yağmurda maçı hakem daha fazla oynatamadı ve 10. dakikada kaptanlarla konuştuktan sonra maçı tatil etti. Resimde de zaten Riquelme'nin kuğu gölü balesini görüyorsunuz. Büyük ihtimal çarşamba oynanacak maç. Olé gazetesi öyle buyurmuş çünkü.

21 Mart 2010 Pazar

Trabzonspor : 1 - Galatasaray : 0

15 dakika geç dahil oldum bugün maça, pekte birşey kaybetmemişim görüntü olarak hani. Bütün stad, reklam panoları, yedek kulübeleri, krampon bağcıkları ve top kombinasyonu Nike'nin aids zımbırtısı içindi, iyice ve iyide gayet reklamlarını yaptılar bu akşam.
Sahada, aynı spikerinde belirttiği gibi sanki çoktandır futbol oynamamış ve oyuna aç insanlar varmışçasına oynadılar maçı. Seyir zevki oldukça yüksekti, temposu, atakları, tribünü, baskısı falan. Egemen ve klasik Yattara eksiğinden başka eksiği yoktu Trabzonspor'un. Galatasaray'da başlı başına artık yokluğu fazlaca hissedilen Kewell ve Arda'dan yoksun çıktılar. Arda'nın yerine bugün sahada ilk 11'de olan Giovani hiç sırıtmadı, üstüne üstlük çok iyi bir oyun oynadı sahada. Hızlı, süratli, çabuk ve iyi derecede önündeki adamları eksiltiyor. Barça'da oynarken aynı Ronaldinho gibiydi oyun sitili, yürüyüşünden tutun, çalımlamasına top sürüşüne kadar. Hiç değişmemiş, zaten çoğu pozisyondaki hareketleriyle Brezilyalıyı izler gibi hissettirmiyor değil. Trabzon maçlarında son zamanlarda bir istatistik türedi. Ya Colman, yada Arda gol atmadan geçmiyor. Arda yoktu boş geçti, Colman vardı boş geçmedi. Gol pozisyonundan önce zaten 2 takımda maçın hakkını vererek çok iyi oynadılar. Karşılıklı ataklar, Trabzon'un ardı ardına Galatasaray kalesine gelmesi ve Burak'ın gol çabası.
Maçta gol gerçekten çok basit şekilde geldi. Neill'e özendi Emre Güngör o pozisyonda, ee tabi Colman olunca işin ucunda fırsatı kaçıracak değil, daha doğrusu ikramı boş çevirmek olmaz. İlk yarıdaki maçtada yine hata ve Colman vardı sahnede, hatırlayan bilir. Bu pozisyonda Trabzonspor golü atmadı, burada Galatasaray golü yedi efendim. Bunun başka türlü bir izahı yoktur zaten. Gol pozisyonu dışında dışında Emre maç genelinde hakkını veren bir performans ortaya koydu, ama ne yaparsan yap futbol hatalar bütünü.
Gol maçın gidişatını değiştirmedi. Oynanan oyun yine aynıydı, pozisyonlar, heyecanı falan. Futbol adına doyurucu maçtı bunu kestirmek zor değil. Maç içinde Caner'in verilmeyen golü ve Burak'ın düşürülmesi en tartışılmaya açık pozisyonlar. Caner'de elle müdahale var gibi yada var. Ama verilmemesi golün belkide iyi oldu. Eskişehir maçı sonrası el kol golü ve Galatasaray'a hakemlerin özür golü denirdi kesin. Burak'ın pozisyona gelince, hakemle aynı düşüncedeyim. Hızlı giden topa, hızlı ve dengesizce girme, akabinde kendini yerde bulma. Trabzonspor forvetleri gerçekten adamı çıldırtacak cinsten. Şu taraftara hak vermemek elde değil. Çokca pozisyonu rahat rahat harcadılar hani.
Ve ayrı bir paragraf açmak lazım maçın adamına. Recep Onur Kıvrak. Şimdiye kadar olan belkide en güzel oyununu oynadı bu akşam. Heleki Geovani'nin topunu çıkarması falan.
İki takımın çok iyi oynadığı bir maç ve kazanan Trabzonspor, ve kaybedip aslında önümüzdeki hafta oynayacağı derbiyi dahada zor hale ve önemli hale getiren Galatasaray.

Trabzonspor : 1 - Galatasaray : 0
30' Colman

Tarihten Bir Sayfa

Blog Widget by LinkWithin