Galatasaray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Galatasaray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Şubat 2013 Cumartesi

#10

"... başka birşey yok kardeşim, en büyük galatasaray..."
"gheorghe hagi"

6 Aralık 2012 Perşembe

25 Ekim 2012 Perşembe

57 Ekran: Çok Değişik Bir Maç

 Yeni bir stad, ekranda acayip fazla yağdığı görülen bir yağmur - belkide gayet normal - maça gidenlerin söylendiği rezalet yol, zeminin hali ve hala bu takımda ne varki neresi rüya takım ben anlayabilmiş değilim. Maçın özeti Fatih Terim'in tam resimdeki gibi gökyüzüne bakarken ekrana gelmesiydi aslında. Seneler önceki büyüklerin anlattığı Werder maçı gibiydi bu maç yada bizim gördüğümüz Adler'in Adler olduğu Leverkusen maçı. Hava şartları koca İstanbul'da sarı-kırmızı renk nerde fazla görünce oraya ayrı özen göstermeye hala devam ediyo belli. Zeminin haline değinmeye hiç gerek yok. Klasik Türkiye, klasik rezillik. Bizim yaşımız görmeye ve izlemeye yetti, hani Stade de Gerland'da Mustafa Özkan'ın golüyle Denizlispor daha ilk dakikalarda öne geçmişti Lyon karşısında, sonrada hayatımda görüp görebilceğim en büyük baskıya rağmen yenmişlerdi onları, bu maçında pek farkı yoktu o maçtan, biraz ıslaklık dışında.

 Resimdeki Parçalı formalıların penaltı konusunda resimde yer değiştirmeleri gerekiyordu. 8 önde, 10 numaralı arkada izliyor olacaktı ki herşey daha güzel olsun. Neden ben atcam deyip kullandı anlamak güç. Bknz. Ankaraspor-Fenerbahçe maçı Kezman'ın açırdığı penaltı.

 Yine kalar içinde, yine seviyorum bu adamı, yine seviyorum. Kewell bir sen iki. Toulouse'da oynarkende, Bolton'da oynerkende hayrandım sana. Kaşında aynı yerden patlamaya devam ediyor, şimdide 1 ay yok. Olmadı.

 Büyük golcü olmak, gol kralı etiketine sahip olmak hep gol atmak demektir. 4 büyük kulüpte forma giyip bilmemkaç Şampiyonlar Ligi maçına çıkıpta daha ilk defa bu sahnede gol atmak değildir gol kralı olmak. Neden alındığını hala bir anlayabilsem.

Bu resme bi isim koymak zor. Kapalı spor salonlarının bile bu zamanda hala çatısı akıp, antrenman yapanlara aldırmadan suyun damla damla içine dolmasını bekleyen kovalar olduğu ve var olduğu sürece bu resimler fırından ekmek almak kadar sıradan.

Galatasaray 1 - 1 CFR Cluj
76' Burak Yılmaz
---
19' Dany (k.k.)

23/10/2012
@ Ali Sami Yen Spor Kompleksi TT Arena, İstanbul

31 Ağustos 2012 Cuma

Şampiyonlar Ligi 2012 - 2013 #1

Ne diyelim, Allah utandırmasın yeter !!!

9 Ağustos 2012 Perşembe

Melo

Sonunda gelebildi, gelmeyi başarabildi. Kiralık falan idare edicez artık. Hem kiralık satın alınmasından daha iyidir. Ama şu foto yokmu, sanki bi süperstarı karşılama gibi olmuş.

29 Temmuz 2012 Pazar

Galatasaray - Lazio

Hani şu 4 ağustos akşamı tekrardan buluşsak, hemde İzmir'de. Şaka değil. Galatasaray, Lazio ve gelirsen tabikide sen. Ne güzel olurdu. Lazio'yu çok severiz, Galatasaray'ı ise çok başka severiz.

9 Temmuz 2011 Cumartesi

ASY #2

Bomboş bir arazi, orda olmasa zamanı gelince ben oradaydım demenin mutluluğu ama şu açıdan maç izlememenin burukluğu. Elli beş bin kişilik beton yığınına gerek yoktu belkide, yetiyordu bize yerinde olmayan yer.

30 Nisan 2011 Cumartesi

Fi-Yapı Deplase

Çok muhteşem oynasada takım, armanın peşinde olanlar yine kendilerine ait olan yerde arkalarına denizi alarak boğaz patlatırcasına bağırmaya devam edecekler. Bi sikim olmasada bu sene bizden boşverelim inleyen nağmeler inlesin dursun.

2 Şubat 2011 Çarşamba

75. Yaşın Kutlu Olsun

Yaşımız yetmedi seni izlemeye, görmeye. Parçalının en çok yakıştığı insan. Rezalette olsa o formalar ve içindekiler o formaların adı hep Metin Oktay parçalısı kalacak ama içindekilerde o ruhun olurmu bilinmez. Kulübün resmi sitesi bile bugün senin doğum günün olduğunu hatırlamıyorlarsa bilki ne hallere düştük. Yaşasaydın bugün 75. yaşına girecektin Büyük Galatasaraylı Büyük İzmirli. Seninle aynı şehirden olmak ne mutlu Taçsız Kral. Nice Senelere.

27 Ocak 2011 Perşembe

19 Ocak 2011 Çarşamba

Logoyu Arıyoruz ?

Servet'in formasında Galatasaray logosu yok. Bu nası iştir, bu nasıl kulüpçülüktür, bu nasıl malzemeciliktir anlamıyorum. Bu yönetim ve takım bu yıl zaten yeterince kendinden uzaklaştırmayı becerdi herkezi. Yemin ediyorum şu rezilliğe kimse çıkıp birşey demeyecek. Şu ülkede Fenerbahçe ve Beşiktaş'ta cidden böyle şeylerin olmasına imkan yok, heleki Fenerbahçe bakın sıfır ihtimal veriyorum. Yani ne denilebilirki şu resmi ve formayı gördükten sonra. Taşşak geçilmelik hallere düştün be Galatasaray, seni bu hallere düşürenlerin amına koyayım.

12 Ocak 2011 Çarşamba

Bir Devir Daha Kapandı

Kapandı işte, dün akşam kocaman stad tarih sayfasında yerini aldı. Hep Kapalı'dan bir kez maç izlemekti hayalim olmadı. 3 defa nasip oldu gitmek. 2 defa Yeni Açık'tan Galatasaray - Fenerbahçe maçlarını izledim, 1 seferde geçen yaz oynanan Bank Asya play-off maçı Karşıyaka - Konyaspor maçını numaralıdan izledik. Sırf Ali Sami Yen'de olduğu için gitmiştim o maça. Keşke o maçta Konyaspor yerine Karşıyaka'ya verseylerdi Kapalı'yıda en çok istediğim şeylerden birisinin üstüne çizik atsaydım. Hiç galip gelemedim şu stadda, ya ben uğursuz geldim oraya, yada bu stad uğursuz geldi bana. Nasip olduya seni görmek ne desem bilmiyorum. İlerde birgün anlatacağım birşeyimsin bari yerinde olmasanda, orda aldığım nefes, o merdivenlerden yavaş yavaş çıktığımda o çimleri gördüğüm an yeter bana. Gönül isterdi son bir kez daha ama televizyondan izledik gidişini son kez 10'dan geri sayarak ışıklarının son kez kapandığını. İsterlerse bilmemkaç milyon dolarlık stad yapsınlar, o şirket stadı senin yanından bile geçemez.
1694-∞

5 Ocak 2011 Çarşamba

Duble Kazım

WTF ? Açalım, What The Fuck. Dahada açalım, Bu Ne Amınakoyayım. Bu duble Kazım'ı alan duble Adnan'lara sokayım. Bu yıl zaten şu pempe sikindirik formayla beraber içimden geçen bu sene yandık kelimesi dahada körükleniyor aha şekil A. Şekline sokayım afedersiniz. Hagi istedi diyorlar, siktirin ordan. Hiçbir Galatasaraylı bu soysuzu takımda görmek istemiyor. ultrAslan sitesinden bildiri yayınladı bu adama forma giydirmeyin diye. Giydiği gün çokğu kişi Galatasaraylılığını gözden geçirecektir yüzde yüz. Ayrıca TT Arena maçında bilet satılmayıp, sadece kombineliler ve davetiye biletlilere kapılarını açtırcak olan yönetiminde yedi ceddini burdan anıyoruz.

20 Aralık 2010 Pazartesi

20 Aralık

Doğdu bir Aslan. Olmasanda nice yıllara Alparslan. 20 Aralık 1965

19 Aralık 2010 Pazar

Yine Konya

4 yıl önce son dakikada Aydın vardı sahnede yine Mevlana'nın şehrinde. Bu akşamda Anıl Dilaver. Golü attıktan sonra, golü atmasından daha hırslıydı. O armayı öpüşü yokmu hele, Tugay hocasına sarıldıktan sonra her halinden belliydi zaten gözlerinin kızardığı. 4 yıl öncesinle bu akşamın tek farkı, Aydın'ın golünün şampiyonluk için önemli 3 puanlardan oluşuydu, Anıl'ın golü ise daha ilk yarıda kafamızda bitirdiğimiz bir ligin sıradan golüydü. Ntvspor'da maç sonunda klasik Rıdvan yorumlarında bugün gerçekten işkembeden salladığının resmi vardı. Konya'da oynanan bugünkü maç Konyaspor için çok önemliydi ama kaybetti dedi. Güntekin anladı ve hemen lafa girdi, " hocam peki Konyaspor için önemli Galatasaray için önemsiz bir maçmıydı", Rıdvan hocamızdan anında kontra geldi " Bu maç Galatasaray2ın prestij maçıydı". Ligin ilk yarısı ve prestij maçı. Tama ozaman ligden çekilelim artık bizimle oynayanlar direk 3 puan alsınlar bizde boşu boşuna kahrolmayalım yani.
Her yerde Lorik Cana var bu akşam. Marsilya'dan beri severim bu adamı, Sunderland'e nası gitti, şaşırmıştım zamanında, keşke bu topraklara gelsin, hep isterdim bu Arnavut'u. Sezon başından beri parçalı forma var üzerinde. Çok bilenler - ki onların ta amına koyayım - Cana'nın Galatasaray için boş bir adam olduğunu, yetersiz olduğunu, gereksiz olduğunu yazarlar söylerler. Cana sizin ananızı siksin diyorum sadece. Bu akşam kırmızıyı gördü. Kavgadır haklı kırmızı, tartışmaya bile hiç gerek yok. Konuşulmasının tek sebebi ruhsuz piçlere inat bi Arnavut'un forması için kavga etmesi. 3 puanla sadece günü kurtardık işte, darısı diğer günleride kurtarmakta.

15 Aralık 2010 Çarşamba

Giallo Rosso çok güzel yazmış, çok;
‎2.lig kümeye düşme espirileri yapanlar , düştüğümüz yerden kalktığımızda ANANIZI SİKERİZ

...

Kahrolsakta bu yıl, hatıra için değil baştakileri protesto için sökülsede o koltuklar, değil Metin Oktay, değil Ali Sami Yen bile size hakkını helal etmesede bu yıl, bu sezon için tek konu Galatasaraylılar için bu staddır. Bu staddan ayrılmak bu kadar uzakta olmama rağmen nası istenmeyen birşey çok iyi anlıyorum. Gördüğüm için, içinde o havayı soluduğum için, Yeni Açığında, Karşıyaka maçıda olsa Numaralısında o çatının altında olduğum için gerçekten mutluyum. İleride anlatıcak şeylerim var çünkü. İleride o arazinin üstünde artık ne bok olacak bilmiyorumda, Ali Sami Yen burdaydı diyebileceğim, içinden ne büyüklerin çıkamadığı, ne büyük hüzünlerin olduğu yer diyebileceğim. Keşke kalsaydık hep burda, yeterdi belki bize 22 bin kişi, sikmişim 55 bin kişilik TT Arena'sını. İsmin bile Ali Sami Yen olmadıktan sonra, istersen Avrupa'nın en güzel stadı olmuşun, nabayım.

1 Aralık 2010 Çarşamba

Teker Teker

Bu takıma bu yıl etmediğim küfür kalmadı, 3. forma kültürüne sokayım, pembeyle başladık sezona. Somon deyip gelmeyin sakın pembe mına koyim. Keita yollandı, paragöz diye lanse edildi, konu kapandı. Giovanni'nin bonservisi alınmadı. Haldun Üstünel, Büyük Adnan'dan daha öne çıkmaya başladı diye şutlandı. Arda Turan her seferinde medyanın önüne atıldı ve herseferinde Arda'ya başkan ve kulüp sahip çıkıp tek kelime etmedi. Rijkaard ve Neeskens sahadaki yüzsüz, ruhsuz orospu çocukları yüzünden herşeyin sorumlusu gibi gösterilip suçlandı, yollandı. Dün akşam Real'e 5 tane atan takımı kuran adam, ama futboldan anlamıyorki değilmi, spor yazarları ve şakşakçı blogcular çok biliyor. Hagi apartopar getirildi cansimidi gibi. Yanında da Tugay. Eveli sene Skibbe'den sonra, Erciyes'te ayakta alkışladığınız, helal sana Bülent dediğiniz Bülent Korkmaz gibi yem edildi Hagi ve Tugay şimdi. Başka yerde güzel, Galatasaray başında ise kötü. Senelerdir Abdullah Avcı için, Belediyeyi harika yönetiyor, Galatasaray başına geçmesi lazım diye diye ağzınız hala açık yazıyorlar gazetelerine internetlere. Galatasaray başına geçerse ki işallah o hatayı yapmaz, 2. yenilgiden sonra diyecekleri tek laf Abdullah Avcı'da kim, hangi takımla ne başarısı olmuşki olacaktır. Muhakkak olacaktır. Takımda bu yıl doğru düzgün transfer olmadı, beklenen başarı yok. Sakatta olsa düzelmesine rağmen tribündekilerin Arda ve Baros'tan sonra sevdiği tek adam Kewell kapının ağzına kadar geldi ama tribünlerin sesi çok çıkınca yönetim geri vitese takakta karar kıldı. Adnan Sezgin söz sahibi oldu kulüpte, eski transferleri gibi bombalar patlatmasından korktuk. Korkmaktan beterini yaptılar. Saçma sapan adamlar alacaklarına eldekileri satmaya başladılar. Stoch'u bile almayı becermediler ki iyi oldu, böyle sağlam bir topçu bu yılki sikindirik kadro içinde kaybolur giderdi. Sırada Elano'ya nasipmiş bugün. Oda gitti. Galatasaray takım olmaktan uzaklaşıyor bu yıl git gide. Şuan 10. sırada. 2 hafta sonra Ali Sami Yen'de oynanacak son maç olan Gençlerbirliği maçına gitme isteme kararım hala değişmiş değil. Takıma değil o sahadaki son 90 dakikaya tanık olmak için gitmek istiyorum. Dediğimiz gibi Elano'ya sıra gelmişti bu akşam onuda Santos'a yolladık. Elano'nun Elano olduğu yere. Adnan'ların bu yıl kendilerini, kendi kafalarına göre savunacakları tek konuları var oda, 10 yıl sonra Kadıköy'de kazanılan ilk puandır.

Tarihten Bir Sayfa

Blog Widget by LinkWithin