Bursaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bursaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Temmuz 2010 Perşembe

Yeni Bursaspor

Anadolu'dan şampiyon, diye haftalarca inledi ortalık. Acaba şampiyon çıkacakmıydı, 5. büyüğümüz olcakmıydı. Fenerbahçe sağolsun tarihinde yaptığı 2. aptallık sonucunda Bursa'nın önünü çok güzel açmıştı. Bursaspor şampiyon olmuştu ama, o akşam ve haftası şampiyonluk kadar, Fenerbahçe'li taraftarların yaptıkları konuşulmuştu. Ertesi gün ise bazı spor gazeteleri, ki artık bunlara bazı demek istiyorum çünkü birbirlerinden hiçbir farkları kalmadığını görüyorum artık. Bazı spor gazeteleri Şampiyon'un haberini normal bir şekilde gazetenin alt tarafına iliştirirken, manşetten Fenerbahçe'yi verir dururdu. Yani bu olayla anladıkki, Bursa ülkeye şampiyon olmamış, kendi kentine ve taraftarlarına şampiyon olmuş. Gazetelerde bile o ilk ay tam sayfa ayrılan takım şimdi sıradan takın statüsüne geri döndü, dün gördüm cidden üzüldüm. Dün akşamda formalarını tanıttılar. İstanbullular'ın yeni forma tanıtımları aylar öncesinden car car bağırılırken, Bursaspor'un tanıtımı ise habersizde olmaz bu işler ama kimse bilmeden, kimseye haber vermeden yapılmış bişi gibi oldu. Bursaspor'un sitesine rastgele girmesem, haberim yok. Diyeceğim şu ki, seninde modan geçti Bursaspor, biz istemedik, başkaları öyle istedi. Forma konusuna ise anca gelebilirsek, sanırsam 6 tane forma var. Yeşil, beyaz, Celtic, Ajax, Turuncu ve çubuklu. Gözlerim bozulmadıyla gerçekten 6 forma. Ohannes diyorum.

*dünden beridir devam eden son hızla edit : teksas.org forumlarında formaları beğenen çok nadir haklılarda yakışmamış yani, sokakta satılanlardan farkı puma logosu.

19 Mayıs 2010 Çarşamba

Al Sana Anadolu'dan Şampiyon

Tarih yine tekerrür etti, son dakika sendromuna yine yakalandı Fenerbahçe, yine kendine yaptı yapacağını. Biz asıl konumuz olan Bursaspor'a dalalım, Fenerbahçe kaçmıyor.
Senelerdir Anadolu'dan bir şampiyon gelsin geyiği, 2 senedir Sivasspor'un aşırı baskısı, Bursaspor'un şampiyonluğu hakeden oyunu sonunda hakkını buldu.İstanbul'dan gelen mucizevi haber bir şehirde tarihin yeniden yazılmasına neden oldu. Tüm şehirin kenetlendiği sezonda deplasmandaki Fenerbahçe ve Beşiktaş galibiyeti sonrasında daha Bursa'ya girmeden yollarda karşılanan bu takım kupa töreninin olduğu gün 40 bin den fazla taraftarınla kucaklaştı. Final maçı günü zaten taraftarların sadece gözleri sahada oynanan oyundaydı. Ruhları, kulakları, bedenleri, elleri, ayakları Kadıköy'deydi. Her türlü sonuca hazır vaziyetteydiler zaten. Teksas'ın kale arkasındaki pankartında " Helal Olsun Çocuklar " yazıyordu. Şampiyon olmasanda gibisinden. Ama onlar oldu. Beşiktaş'ın garip! futbolu sonunda maçı hemen bitirdiler sahada ve kafalarda.
İşin Kadıköy tarafına geçersek eğer, Denizli maçı bir yana böyle bir travma bu ülke futbolu ne gördü, nede kolay kolay görür. Maçtan önce herşey hazır, stad çevresinde 100 binlerce kişi var içeri giremesede, sarı lacivert bir Kadıköy. Maç öyle bir başladıki Fenerbahçe 20 dakikada kopartır maçı şampiyonluk şarkıları söyler tezim gerçekleşecek gibiydi. Ben böyle tempolu, istekli, rakibe nefes aldırmayan oyun hiç izlemedim, kim bilir ne zaman izlerim. Zaten 20 olmadan Güiza attı golü, Fenerbahçe şampiyondur artık derken, Burak'ın açtığı orta gidip gol olunca şok, şaşkınlık, beceriksizlik ve şanssızlık hortladı. 55 bin kişi nası izledi maçı ne şekillerde izledi, tipten tipe girdiler tv'nin gösterdiği kadarıyla. Alex'in hamile karısı bile fenalık geçirecek haldeydi yani. O vuruyor Onur çıkarıyor, diğeri vuruyor yine Onur, bir başkısı patlatıyor yine Onur. Maçı anlatan Melih Gümüşbıçak'ın dediği gibi " Onur Fenerbahçe'nin şampiyonluğu karşısında duruyor ", gerçektende durdu. Yanlış anons ve devamındaki akıbet ise korku filminden farksız değildi. Anası ağlatılan bir stad, çevre dükkanlar, polisle çatışma, yakılan dükkanlar, 16 plakalı arabaları linç etmeler - şöförde dahil -, yayın odası basmalar, hesap sormak için yönetici aramalar ve yanan bir stad. Uzun uzadıya gider bu aslında suçlular, sorumlular v.s. uzatmadan Şampiyon Bursaspor diyelimde bitirelim.

5 Nisan 2010 Pazartesi

Bursaspor ve 5 Yıldızı

Tribünden girdik, Bursa'ya bağlandık, Bursa ile devam edelim. Bursaspor ve logosundaki 5 yıldızı. TFF'nin beş şampiyonluğa logoda kullanılacak bir yıldız vermesi ile 4 büyükte logoya yıldız süslemesi ve yıldız savaşları yaşanmıştı. Beşiktaş'ın lig öncesinden kazandığı 2 Federasyon kupası ile logosuna 100. yılda iliştirdiği 2. yıldız, Fenerbahçe'nin bu olaya kızarak her olaydaki gibi çıbansal vaziyetleri ve beyaz formasına yıldızlar doldurması falan filan. Şampiyonluğu yok ama Sivasspor'un logosundada yıldız bulunmakta. Aynı yıldız olayı Bursaspor'da da var. Logoda 5 yıldız bulunmakta. Aklıma birden geldi yazmak, ne zamandır aklımdaydı zaten. Çoğu kişi biliyordur aslında bu yıldızların hikayesini.

1963'te Bursa'da bulunan beş amatör kulübün birleşmesi ile Bursaspor kuruldu.
* İstiklal Gençlikspor
* Pınarspor
* Akınspor
* Acar İdman Yurdu
* Çelikspor
Yıldızların herbiride işte bu 5 takımı ifade ediyor. Kulüp rengini Uludağın kar beyazından ve Bursa'nın yeşilliğinden aldığı yazılmakta. Yani cuk diye oturmuş renk olayı. Dediğim gibi yıldız olayını bilmeyen yoktur, içimde kaldığı için yazdım buraya.
Logolardaki yıldızlar, yakın geçmişte 2. ligden Süper Lig'e çıkmalar, ve son haftalardaki şampiyonluk şansları falan. Bursa ile Sivas arasında fazlasıyla benzer nokta var. Umarım sonları birbirlerine benzemez.

Şampiyonluğa İnananlar

Geçen yıl aynı pozisyondaki Sivas ile bu yılki Bursaspor'u düşününce, Bursaspor'un daha istekli, daha arzulu oyunu, tribünlerin işin içine girmesi, Bursa'daki maçları tabir-i caizse 12 kişi oynamaları bu takımın, taraftarın ve şehrin komple inanmış ve arzulamış olduğunun göstergesi. Geçen yıl ve bu yıl Galatasaray - Fenerbahçe derbileri hemen hemen aynı zamana denk gelmişti. Geçen yıl berabere kalınınca iki takımda yarıştan kopup işi Sivas ile Beşiktaş'a devretmişlerdi. Bu yıl Fenerbahçe alıp potada kaldı kendisi, ve çaktırmadan ilerleyen Beşiktaş. Aslında Bursaspor'un bu istek ve arzusunun içinde Sivasspor'un geçen yıllardaki başarısı ve neden bizde böyle olamayız düşüncesi yatmakta. Eğer kendilerini saçma sapan puan kayıplarıyla ve çok çeşitli yöntemlerle doğratmazlarsa bu yılın şampiyonu Bursaspor olacak bana göre. Bursa'nın bu kadar kenetlenmesi, şehrin bu sefer fazlaca şampiyonluğu hissetmesi ve bu işin kolay yakalanmayacağı, anti Bizans havası ve en büyük etkenlerden biri olarak ki bana göre en büyük rakip olaraka kendilerine Beşiktaş'ı görmeleri.
Şu son 6 haftaya bakılınca Bursaspor'un Ankara maçından gelecek olan 3 banko puanı var. Kalan 5 maçtan 3'ü içerde, 3'ü dışarıda.
Gençlerbirliği - Bursaspor
Bursaspor - Gaziantepspor
Galatasaray - Bursaspor
Bursaspor - Kayserispor
Ankaraspor - Bursaspor
Bursaspor - Beşiktaş
Yukarıdaki tabloya bakılınca aslında işlerinin zor olduğunu düşünmekte fayda var. Galatasaray ile deplasmandaki oynayacakları maç belkide en fazla efor sarf edecekleri maçlardan biri olacak diğerlerine göre. Bu efor sarf etmeleri diğer rakiplerin yabana atılacak takımlar olduğu anlamına gelmez. Gençler, Antep ve Kayseri'nin 3 puan için sahaya çıkacakları kesin ama Anadolu kıyaklarıda olabilir, olursada şaşırmayın. Bu 5 maçta elbetteki puan kayıpları yaşanacaktır. Fenerbahçeli'ler artık Bursa'nın maçlarını dört gözle takip etme haftaları başladı.
Ve son hafta oynanacak olan Beşiktaş maçı. Bu maça ayrı bir gözle bakın. Bursa dolu dizgin gelmiş son haftaya. Şampiyonluk için dakikalar sayılmaya başlanmış vaziyette. Ankaraspor haftası bay geçilmiş ve takım bir hafta boşta, kafalar son maç olan Beşiktaş maçında. Puan yada puanlar ile şampiyon olacak Bursaspor. Baskı acayip derecede, şehir, insanlar, taraftarlar ve medya.
1 - Futbolcular bu baskıyı kaldırabilecekmi ?
2 - O hafta boyunca zaten Bursa'da hayat resmen duracak.
Yani baktığımız ve dediğimiz gibi final maçına geldik. Beşiktaş zaten bir Bursasporlunun hayatta en nefret ettiği şey, ki bana görede çok haklılar. Bursaspor'un olası puan kaybı ile şampiyonluk gitti diyelim, o stadda neler olur, neler çıkar herkez az çok tahmin edebiliyordur. Bir şehrin, bir emeğin son bulması, sinir harbi ve gitgide artan öfke. Kimse o tribünde tutamaz birbirini maçtan sonra, bu doğru çünkü. Bu yazdığımız sadece bir hayal ürünü ama, eğer son maç bu şekilde gelinir ve başlar ise, sonunun böyle olmasını istemem açıkcası, kavga olarak değil, skor bazında tabiiki.
Aslında buraya bunu yazarken, asıl belirtmek istediğim maç başında çatıdan aşağı sallandırılan bu pankart. " Ruhumuzu Huzura Erdirmeye O Kadar Yakınsınız Ki... ". Güzel ve yalnız ülkemin tribünlerinde gerçekten fazlaca güzel şeyler yaşanmaya başlıyor tribünsel olarak, renk olarak ayırt etmek saçma ve anlamsız olur bunu şimdi. Ama ne yazıkki, Ankara'nın ötesi yada Eskişehir'in ötesi bu işlerden çokca uzaktalar.

Tarihten Bir Sayfa

Blog Widget by LinkWithin