16 Ekim 2010 Cumartesi

Nuri ve Podo

Parmakla 3, 0 yapmakla olmaz be Podolski, son dakkada adamı sikerler. Hareketi çektiğin Nuri yapar hemde o işi. Son dakikada yenilmekten acı ne var Podolski, hemde hareketi yaptığın Nuri'nin golüyle. Bir atasözü derki, " son gülen iyi güler. "

15 Ekim 2010 Cuma

Vay AQ Sayın Seyirciler


Resimler milliyetten. fenerbahce.org siteden bunları kaldırmış. Yani tamam herşeyde bu kadarınada oha amına koyayım. Ee tabi tarih yaklaşıyor ortamı germek gerek. Hamle süper

Audigiller

Q7, şimdide A3. Audi serisinden gitmeye bakıyorlar. Olurmu ? Doğuş Otomotiv takımın sponsorlarından. Doğuş Otomotiv'in sattığı araba markalarından biriside Audi. Tesadüflük gırla.

Korkunç Ivan

Seni hala kötülüyenlere inat yürü lan Ivan, götü uçukladı salak İtalyanların.

9 Ekim 2010 Cumartesi

Deler !!!

Sabah maçtan önce facebook'ta Limontepeli Göztepeliler sayfasında, tayfadan bir kişinin maç için Almanya'ya gideceğini, pankart asacağı yazılmıştı. Maçtan önce bu görüntüyü görmedim şimdi yine o sayfada denk geldi. Maç içinde tribünleri gösterirken pankart denk geldi. Çok güldüm pankartı görünce ve yazılanı okuyunca." Bu Takım Deler ", delemesekte içinde deler olan bir pankart gördük sonunda. İzmir'li yapar, piç'tir, Profesyonel İzmir Çocuğudur yapar.

7 Ekim 2010 Perşembe

Küfür Etmekmidir Rahatlamak & Yazmakmıdır Rahatlamak

2side rahatlama yöntemi olarak kullanılır aslında. Yazmak rahatlatmanın en öndesi gibi bişey. Küfür ederekte rahatlar insan ama bazen küfür ettikçe sinir olur daha fazla yada ne bilim küfür bu çok kullanışlı. Şimdi buraya yazıyorum rahatlamak için, başka yerlere yazsam küfürle distile ettiğim şeyleri yazmak zorunda kalıcam çünkü. Bence burası gayet iyi. Ama iyide dememek lazım, baskına uğramıştı bigün. Şimdi düşünüyorumda ne gündü be. Elden gelen buysa, ayaktan gelende gitmektir falan derken demiyeceksin işte siktirip gideceksin, içini çürüttükten sonra gitsende, kalsanda, siktirolsanda ne fayda. Ama makyaj akıyor damla damla bu kez herkezleştirmeden, gözden düşürerek. Salaklaşıyorsun farkındamısın. Yada şairin üstüne basa basa banane dediği gibi;
Yansın ibnelerin alayı, su veren itfayenin hortumunu sikeyim. Tuncay abinin dün akşam şarkının içinden çıkardığı kısımla bitireyim yazıyı. Yıllarca dinlediğimiz " Dönülmez akşamın ufkundayız " şarkısı artık gözümde bir başka hale büründü, bu şarkı bu kadar gizemli ve mistikmiydi, erçekten bambaşka bir hal aldı artık. O götürdü rakıyı, şarkıyı anlattı, keşke hep anlatsaydı, yada her gece bi şarkıyı anlatsa açıklasa masal gibi, iç abi afiyet olsun.

cihana bir daha gelmek hayal edilse bile
avunmak istemeyiz, böyle bir teselli ile
geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
geçince başlayacak, bitmeyen sükûnlu gece

6 Ekim 2010 Çarşamba

Sakata Gelmek

Kadroyu yazmıştık, sakat oyuncular oynamayan adamlar neden var diye, kadroyu Hiddink'in kurmadığını aslında sadece Oğuz Çetin'in gölgesi olduğunu sağır sultan dahil kör sultan bile biliyor. Alın Arda şimdi 6 hafta sahalardan uzak. Müdahale olmadan idmanda sakatlanmış, ama sakatlanmış 6 hafta yok. Sakat adamın oynamayan adamın kadroda ne işi var, sakatlandı işte. 10 sayfa yazsakta boş yani, sadece ben değil herkez der bunu, Arda gibi oynamayan ve sakat adamların bu kadroda ne işi var. Koca ligde, şu koca ülkede 26 tane topçumu yok.

4 Ekim 2010 Pazartesi

The Incredible Player


Kaç yıldır şu formayı giyiyor, kaç yıldır oynuyor, kaç yıldır ne orta açabiliyor, nede serbest vuruş namına hiç birşey yok. Gerçekten sıfır bu adam, hiç bir özelliği yok, koşturmaktan başka gerçekten hiç bir özelliği yok. Arada bir Allah'ın yardımıyla enteresan şekilde orta açabiliyor, gol atabiliyor, tribünlerden dünyanın küfrünü yerken Bordeaux'a o son dakikadaki gölü atıp herkez tarafından bağıra basılabiliyor. Ama işin geneline bakınca Sabri gerçekten boşsun, milletin yeni taşşak malzemesi sen oldun, nası olmayasınki. Şu videoya bakın, cuma akşamki maç K. Karabük - Galatasaray maçından bir serbest vuruş. Tek kişilik baraja topu çarptırmak nedir abi ya.

Ali Sami Yen


Ali Sami Yen'de son sene bu sene. Hatta son seneyi bırak aylar günler kaldı veda zamanına. Kasımpaşa'nın stadında olan bakım falan derken 6-2 biten Fenerbahçe maçı ASY'de oynandı. Kapalı'ya FB'lilerin gireceği zaten belliydi ki girdilerde arbedede çıktı maç içinde orada sonra polis güvenlik ayırdı amaçlarına ulaşmış oldu paşalarımız. Bugünde oynanan Belediye - Bursa maçıda ASY'deydi. Olimpiyatta sanırsam bakımdamı onarımdamı artık neyse ne. Bursaspor'lularda Kapalı'daydı bu maç. Resimlerden gayet anlaşılıyor. Yani uzun lafın kısası, son günlerini yaşayan Ali Sami Yen orospuya döndü bazıları sayesinde. Aslında suçu çok azda olsa hem Galatasaray yönetiminde hemde ultrAslan'da bulmak lazım. Kasımpaşa, maçlarını oynadığı İnönü stadında Kapalı'ya girerken oranın asıl sahipleri Çarşı'nın has adamları yerlerini yine kimseye bırakmamıştı, anlıcağınız Ali Sami Yen Kapalısı gibi başıboş değildi. Bu ibneliklerin hepsi bence bilerek yapılıyor ya neyse artık giren girdi Kapalı'ya.

Güven Varol

Bu yıl Galatasaray sağolsun, o güzel forması sağolsun, ligden,futboldan soğuttu beni. Haberlere bakıp özetleri, golleri izliyoruz artık. Sıfır heyecanla. Dün oynanan Ankaragücü'nün 4-1 yendiği maçta resimdeki kardeşimiz Güven Varol maçı 2 asistle tamamladı, ama ne asist. Rory Delap'ı hatırlarsınız büyük ihtimal. Hani şu kullandığı taç atışları içeriye açılan ortalar gibi olan futbolcu. Onun STSL şubesi dün akşam 4-1 galibiyette 2 asistle açıldı. Kullandığı taç atışlarıyla takımına 2 gol kazandırdı kendileri, hem kutluyoruz bu alternatif asistleri ile hemde diğer yandan Ümit Özat'ı bir nebze rahatlattığı içinde ayrı kutluyoruz.

Fotomaç

Enteresan maç başlıkları ve en kral sallama transfer haberleri ile Fotomaç'ın gönlümüzde yeri ayrıdır. Gençlerbirliği maçının ertesi günkü gazete manşeti ise başka ülkede olsa ırkçılıktan mahkemeye verilecek cinsten :D

Kasımpaşa ve ZTK Kurası

Resim Kasımpaşa'nın internetteki resmi yayın organından. Resmiliği bence kalmamış bu haberle, sadece vazifesini yerine getiremeyen bi organı olarak kalmış. Malum Menemen'liyiz. Ziraat Türkiye Kupası Play-Off'unda Kasımpaşa ile eşleştik. Öylesine bakmaya diye girdim siteye, Play Off kuraları çekildi diye haberi gördüm alt başlıkta, bakalım bizim için ne yazmışlar düşüncesiyle dalmama rağmen linkte Menemen ile ilgili bir kelime bile yok. Copy + Paste haberciliği artık güzel medyamdan sonra kulüplerin resmi sitelerine bile bulaşmış demekki. Kimbilir hangi siteden alındı. Okunmadan yapıştırıldı.

Değişik Bir Kadro

Başlıktaki gibi değişik bir kadro, hemde çok değişik. Hiç görmediğimiz adamlar milli forma altında Azerbaycan ve Almanya maçı kadrosuna çağrıldılar. O kadar yeni futbolcular varki, oha, çüş, bu nebe, yuh diye kelimeler dökülebilir ağzınızdan. Guus Hiddink'in sadece kadro toplanınca antrenman yaptırmaktan ve stadda maç anında takım başında olmaktan başka sadece korkuluk olduğunu anlıyoruz artık. Bu takımın patronu Oğuz Çetin'midir? sormak istiyorum ben. Kadroya şöyle bakıyorumda, aşşağıdan, yukarıdan, yandan hatta bokunu çıkartıp tersten bakıyorum ama değişen hiç bir şey yok. Bakma açılarını bile değiştirmeme rağmen gene aynı gene aynı.

KALECİLER


1

VOLKAN DEMİREL

FENERBAHÇE

2

HAKAN ARIKAN

BEŞİKTAŞ

3

ONUR RECEP KIVRAK

TRABZONSPOR

4

CENK GÖNEN

BEŞİKTAŞ


SAVUNMA OYUNCULARI


5

GÖKHAN GÖNÜL

FENERBAHÇE

6

SABRİ SARIOĞLU

GALATASARAY

7

ÖMER ERDOĞAN

BURSASPOR

8

İBRAHİM TORAMAN

BEŞİKTAŞ

9

SERVET ÇETİN

GALATASARAY

10

CEYHUN GÜLSELAM

TRABZONSPOR

11

İSMAİL KÖYBAŞI

BEŞİKTAŞ

12

HAKAN KADİR BALTA

GALATASARAY


ORTA SAHA OYUNCULARI


13

HAMİT ALTINTOP

BAYERN MÜNCHEN

14

MEHMET AURELIO

BEŞİKTAŞ

15

NECİP UYSAL

BEŞİKTAŞ

16

EMRE BELÖZOĞLU

FENERBAHÇE

17

NURİ ŞAHİN

BORUSSIA DORTMUND

18

SELÇUK İNAN

TRABZONSPOR

19

ARDA TURAN

GALATASARAY

20

ÖZER HURMACI

FENERBAHÇE


HÜCUM OYUNCULARI


21

TUNCAY ŞANLI

STOKE CITY

22

HALİL ALTINTOP

EINTRACHT FRANKFURT

23

SEMİH ŞENTÜRK

FENERBAHÇE

24

MEVLÜT ERDİNÇ

PARIS SAINT-GERMAIN

25

NİHAT KAHVECİ

BEŞİKTAŞ

26

SERCAN YILDIRIM

BURSASPOR

Kadromuz bu şekilde, şekilde demeyelim artık bıktırdı çünkü. Bu şablonda diyelim herzaman aynı nasıl olsa. Hatta federasyonda oyuncuların telefon numaraları yada mail adresleri muhakkak vardır, zamanlama yapıyorlardır ve yolluyorlardır çağırılma haberlerini. Şimdi neden şu adam, şu topçu kadroda yok, niçin çağrılmadı demekten bıktım. Sadece kandime sormak istiyorum, Sabri, Gökhan Gönül, Özer, Tuncay, Semih, Nihat, Hakan Balta neden çağırılıyorlar hala, oynadıkları takımlarda çokmu kıllattılarda formayı hakettiler artık Almanya maçında görelim, neler göreceğiz acaba.

Real'in Gidenleri

Geçen yıl bahar aylarında yazmıştık Real Madrid'in yollanan futbolcularını ve o yollananların o anki halleriyle ilgili. 09-10 sezonunda takımdan yollananlar;
Cannavaro - Juventus
Saviola - Benfica
Heinze - Marseille
Huntelaar - Milan
Sneijder - Inter
Robben - Bayern München
Nistelrooy - Hamburg'a transfer olmuşlardı. Transfer olduktan sonra o ilk sezonları içinde bu futbolcuların yakaladıkları başarılar ise şöyle
Cannavaro - Juventus - Serie A 7.lik
Saviola - Benfica - Portekiz Liga Sagres Şampiyonluğu
Heinze - Marseille - Ligue 1 Şampiyonluğu
Huntelaar - AC Milan - Serie A 3.lük
Sneijder - Inter - Serie A Şampiyonluğu, Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu, Coppa Italia Şampiyonluğu
Robben - Bundesliga Şampiyonluğu, Şampiyonlar Ligi 2.liği
Nistelrooy - Hamburg - Bundesliga 7.lik, Europa League Yarı Final.
Giden futbolcuların Real Madrid'den yollandıkları yıl CV'lerine bunları eklediler. Peki geçen yıl Real neler yaptı. La Liga'da o kadar transfer bombalarını patlatmalarına rağmen 2. oldular, Şampiyonlar Liginde 2. turda Lyon'a elendiler, Kupada ise o meşhur Alcorcon hezimetine uğradılar. Geçen yıl böyleydi. Bu sezon ise takımdan yollananlar;
Metzelder - Schalke 04
Raul - Schalke 04
Guti - Beşiktaş
Drenthe - Hercules
Van der Vaart - Tottenham
Metzelder ve Raul'lü Schalke'nin durumu pek iç açıcı değil Bundesliga'da. Guti'nin Beşiktaş'ı gözümüzün önünde olduğundan bu yıl oynadıkları futbol ve kadrolar çok iyi. Drenthe'den haber alınamıyor ve bu yazıyı yazma ampulümü çaktıran Vaart ise Tottenham formasıyla bu hafta 2 tane salladı, sallamakla yetinmedi takımını 1-0'lık maçtan geri getirterek 2-1'lik galibiyete taşıdı. 4 maçta 3 gollük performansı var. Geçen yıl gidenler bu yılda aynı etkileri göstertip eski takımın içini cız mı ettirirler yoksa tam tersmi olur belli olmaz. Bu arada Mourinho'yuda unutmamak lazım, herşey olabilir.

28 Eylül 2010 Salı

Elland Road

20 Nisan 2000
Elland Road, @Leeds
Leeds United - Galatasaray

26 Eylül 2010 Pazar

Ve Sonunda

Sanırsam 25 yıllık bi aradan sonra St. Etienne, Lyon deplasmanında galip geldi. Bundesliga'daki Mainz gibi bu yıl herkezi şaşırtıyor aslında St. Etienne. Bu maçta sanırsam bir Fransız derbisi olması lazım, yanılıyorda olabilirim. Bilmemkaç sayı önce, bay bi önce ama, fourfourtwo'da yazıyordu bu maç ve rekabetleri. Bir resim vardı altınada espriyle karışık " Lyon'u yenenden Allah razı olsun " pankartını açan St. Etienne'li taraftarlar. 1 gün oldu, 2 gün oldu, ay oldu, yıl oldu ve St Etienne başkasından istediği Lyon'u yenin isteğini kendisi gerçekleştirmiş oldu. Lider durumdalar, Mainz'de öyle.

Martı Görünümlü Kartal

Maçı gittin yerinde izledin, martıya gittin kartal dedin. Memo vidyoyu izle Quaresma sahaya giren kartalı yakaladı dedin. Bende salağım bi telaş açtım vidyoyu ne kartal gördüm nede başka birşey. Sıradan Dolmabahçe sakini bir martı. Yeni açıktan izledin maçı, martıya kartal dedin. Bu devirde başıboş kartalın ne işi var zaten böyle yerlerde. Ah ulan Rıdvan demezlermi adama o an gözün nereye bakıyordu ??? diye. Çok güldüm bu akşam çok :D

10Bin

EPL'de bugün sıradan bir hafta gibi görünsede aslında tarihi bir olay yaşandı. Olayı yaşayan Westham'lı Piquionne. Yukarıdaki resim bilmemne Londra derbilerinden biri olan Westham - Tottenham maçındaki tek golün karesi. Abimiz yükseliyor ve golünü atıyor, gol maçın tek golü ve galibiyet golü. Bu golün buraya gelmesinin sebebi, gol Premier League'in 10,000. golü olması. Westham'ın galibiyetini kutlarız, Frederic Piquionne'yide kutlarız, kariyerinde pek bir başarısı yok ama gelecekte sülalesine anlatacağı çok önemli bir olay var. Daha nice 10binler, 20binlerde görüşmek ümidiyle.

21 Eylül 2010 Salı

5 Eylül 2010 Pazar

Dikkat Sabri Sarıoğlu

Mesafe tanımaksızın bir üçlük ve aut.

26 Ağustos 2010 Perşembe

Yeniler, Yeniler

Sol baştan say;
#16 Sergio Canales, #22 Angel Di Maria, #21 Pedro Leon Sanchez, #24 Sami Khedira, #2 Ricardo Carvalho, #26 Mesut Özil

Şampiyonlar Ligi Başlasın

Dün ve bu akşam oynanan play - off maçlarıyla Şampiyonlar Ligiciler sayılarını 32'ye tamamladı, yarınki kura çekimini beklemeye başladılar. Dün akşam Anderlecht - Partizan ve Sampdoria - Werder maçları uzatmalar sonucu deplasmancılara güldü. Gecenin süprizini ise, senelerdir Şampiyonlar Ligi'nde göümüzün alıştığı Sevilla'nın Braga'ya elenmesiydi. Play - off'ların sürklase sonucunu ise bu akşam Tottenham yaptı. Fenerbahçe'nin Fazıl Say'ca anlaşılamayan yavşaklıkla İsviçre köy takımı Young Boys'a elenmesiyle ki bencede sonuna kadar haklıdır bu konuda, ilk maçı 3-2 kazanıp bütün flaşları üzerine çeken Young Boys, White Hart Line'den 4 tane yiyip evine yollandı. 3'ü süper yetenek forvet Crouch'tan. Gerçekten tebrikler. Ajax Dinamo Kiev'i, Auxerre Zenit'i, Kopenhag Rosenborg'u ve en kebab eşleşmede Zilina, Sparta Prag'ı hallettiler.
Kura çekimi yarın 18.45 klasik olmuş olan Monaco'da çekilecek. Bu hafta sonuda sanırsam Süper kupa finali olur. Torbalar belli. Bursaspor'umuz en düşük puanla en son sırada. Son sırada olmaları sanırım Bursa'lıları pek korkutmuyordur açıkcası. 2012'de Şampiyonlar Liginde diye başlayan tezahüratları 2011 yılında, bir yıl erken gerçekleşmiş olmanın mutluluğu yeter zaten. Real Madrid 2. torbada, 1. torba zaten zorlar var. Belkide Bursaspor baya bi ateşe düşebilir. Ki istedikleride bu değilmi zaten. Torbalarımızı görelim, yarında godoman beyler kurala sıralasın, Wembley'ciler hazırlansın ;
1. Torba
Inter, Barcelona, Manchester United, Chelsea, Arsenal, Bayern München, AC Milan, Olympique Lyonnais
2. Torba
Werder Bremen, Real Madrid, AS Roma, Shakhtar Donetsk, Benfica, Valencia, Olympique de Marseille, Panathinaikos
3. Torba
Tottenham, Rangers, Ajax, Schalke 04, Basel, Braga, Kobenhavn, Spartak Moskva
4. Torba
Hapoel Tel-Aviv, Twente, Rubin Kazan, Auxerre, Cluj, Partizan, Zilina, Bursaspor

21 Ağustos 2010 Cumartesi

Komşunun Kapıcıları



Trans

Gacı kategorisine sokcamda aşşağı sakal, yukarı bıyık gibi bişi oldu şimdi.

Look

Nereye bakıyon, yarrak mı var orda ???

20 Ağustos 2010 Cuma

17 Ağustos 2010 Salı

Finish

Vee vee veee. Uzatmaları oynanan bi sevdanın, bir aşkın, bir dostluğun, bir arkadaşlığın dün akşam son düdüğünü mecburen çalmak zorunda kaldım, kaldık. Anladımki dahada uzatıp can sıkmak, karşımdakini üften püften muhabetlerle kapışma noktasına getirmek, yada ne bileyim okadar çok şey varki bu yaşanmamışlıklar ormanında, zor oldu gözümü karartıp bunları ona, içime sarmaşık gibi dolanan birine söylemek. Haa diyebilirdim, " seni seviyorum, bundan sanane diye ". Olan her türlü bana olurdu, zaten yine bana olacakta ilk değil çünkü. 2 gün, 3 gün sonra herkez hayatına kaldığı yerden devam eder. Çok ciddiyim herşey okadar soğumuştuki, hortladı. 2 haftadır siktirolup gittiğini sandığım şey hortladı. Bunu benmi yaptım ? Hayır. Kendime bu kötülüğü yapmıcağımı çok iyi biliyorum. Neyse olan oldu. İçi rahattır şuan, gerçekten istediği buydu, herşeyi ona yıkmıyorum ama istediği buydu. Hoşçakal dedik, hoşçakalalım dedik ve en kötüsü helalleştik. Hayatımda en çok istediğim kişi ile helalleştik, deli gibi aşık olduğum kişi ile helalleştik, yanında olduğumda bambaşka bi boyutta olduğum kız ile helalleştik. Kapattık birbirimiz, yokuz artık, kimse kimsede yok. Yaşadığım şeyi 2. defa yaşadım bu sabah, bugünde ruhum çırılçıplak uyandı, üzerimde bastıran o ağır hissiyatla. Uzun uzadıya yazmaya gerek yok artık. Bir daha bu konuyu buraya yazmam bitti diyordum, sanırsam bu son. Ne gelirse sanmaktan geldi ya başıma. Beni sevmeyen, beni sevemeyen, beni ne yaparsa yapsın sevmiyeceğini söylesede, ta en başından ben bunların hepsinin farkındadım, bile bile ben isteyerek oldu bunlar. Sevemezdi beni sevmedide, sevmeye çalıştım dedi o gerçekten en klasik masal, en gerçeği ise sevemem seni işte. İşte sormadığım soramadığım iki soru var sadece kafamda cevaplanmayan. Niçin sevmeye çalıştında sevemedin, neden sevemeyeceksin diye. İşte bunların cevabı yok. Zaten aşık olan birine başkasını sevdiremezsin, Neyse neyse neyse işte. Bi şey, kapandı işte dün gece. Belki bir şey değil, binlerce şey kapandı dün akşam. Kader filmi neyin ne olduğunu çok güzel anlatmıştı bana, anlamak istememiştim. Hele o, Herkezin inandığı bir şey vardır şu amına koydumun hayatında benimkide sensin ne yapayım sözü. Başıma dank eden balyozlar o akşam, filmin şarkısı seni yar ederim ellere seve seve falan. Filmin konusunla pek yaşadıklarım örtüşmesede, o filmde ben vardım, o da vardı, oda vardı. Burda çok yazdım şarkıları birebir yaşadım diye. Özcan Denizin söylediği, Niran Ünsalın daha güzel söylediği, Haktan'ın ise bambaşka boyutlara götürttüğü Nasip Değilmiş şarkısını meğersem yazmaya ben başlamışım. Dün akşam bitirdim o şarkıyı. Üstüme işledi. Çok kullanırdık zaten nasip değilmiş sözünü. Şarkıyı buraya yazmama gerek yok, şarkının son dizeni yazayım yeter. Son dizesi işte dün akşam yazıldı;
rahat uyu yar sana hakkımı helal ettim
O güzel şarkıda benim gibi bitti işte dün akşam. Zamanla neler olur bilmiyorum artık, kafam göt gibi. Sikeyim yani cidden sikeyim. Ne güzel toparlanmıştım, dağıldım yine etrafa. Toparlanmam uzun sürecek gibi, anasını sikeyim.
Diyecek hiçbirşeyim yok, diyeceklerimi dün akşam dedim, aslında diyemedim, demiş kadar oldum. Ağzımı bozmak istemiyorum buraya yazarak. Yayında ve yapımda emeği geçen herkeze grazie, grazie, grazie. Nokta, bitti, sanmıyorumdur işallah. Resme gelirsek, kasti yapılmış bi faul, ve kırmızı kart, bayan hakem memedi artık sonsuza kadar oyundan attı. Formasını çıkarttı, eline alarak sahayı terkediyor, 3, 5 kişinin alkışı arasında.

10 Ağustos 2010 Salı

Güzelsin, Güzelsin, Güzel #3

Ne menem birşeysin sen Zooey yaa.

7 Ağustos 2010 Cumartesi

2 Resim

İlk resim 2002'den kalma Fenerbahçe - Panathinaikos, UEFA maçından. İstanbul'a her fırsatta İstanbul demeyip Konstantinopoli diyen Yunan'lılara inat açılan pankart. Avrupa sahnesinde en kapak edici olaylardan biridir bu gözümde. Rakipleri şimdi PAOK. PAOK'un açılımı Panthessalonikeios Athletikos Omilos Konstantinoupoliton. Yine bir Konstantinapolis olayı daha olurmu olur. Pankartta yeniden canlansın.
2. resmimiz Galatasaray'ın Avrupa Ligindeki rakibi Karpaty Lyiv'e ait forma tanıtımından. Forma reklamına bakmak yeterli.

TFF Süper Kupa 2010 Bursaspor - Trabzonspor

Finalin adı mottosundaki gibi gerçekten " Anadolu şampiyonlarının dev finali ". Zaten maçın oynanacağı stadda dev mübarek. İstanbul'da oturuyor olsaydım bu maç tabikide hayatta kaçmazdı. Akşama zevkli bir maç olursa çok güzel olur. Şöyle sezon öncesi, şu sıcak havalarda full atraksiyon bir karşılaşmaya kimse hayır demez sanırsam. Şimdilik kadrolar, akşamada maçı yazarız.

Bursaspor
Ivankov
Ali Tandoğan
Ömer
İbrahim
Vederson
Ozan İpek
Volkan
Ergiç
Bataja
Sercan
Turgay

Trabzonspor
Onur
Cale
Glowacki
Egemen
Serkan
Selçuk
Ceyhun
Colman
Yattara
Alanzinho
Umut

Flaş flaş flaş; Tranzonspor sonunda transfer yaptı. Metalist'ten Jaja'yı aldılar. Bakalım kaç Trabzonlu taraftar bu işten memnun, yada bakalım nasıl bir performans gösterecek.

Avrupa Ligi Play - Off


Paris Saint-Germain FC (FRA)Maccabi Tel-Aviv FC (ISR)
Bayer 04 Leverkusen (GER)SC Tavriya Simferopol (UKR)
PFC CSKA Moskva (RUS)Anorthosis Famagusta FC (CYP)
HNK Hajduk Split (CRO)FC Unirea Urziceni (ROU)
Feyenoord (NED)KAA Gent (BEL)
KRC Genk (BEL)FC Porto (POR)
Debreceni VSC (HUN)PFC Litex Lovech (BUL)
Aris Thessaloniki FC (GRE)FK Austria Wien (AUT)
Galatasaray AŞ (TUR)FC Karpaty Lviv (UKR)
US Città di Palermo (ITA)NK Maribor (SVN)
Club Brugge KV (BEL)FC Dinamo Minsk (BLR)
AC Omonia (CYP)FC Metalist Kharkiv (UKR)
SC Vaslui (ROU)LOSC Lille Métropole (FRA)
SSC Napoli (ITA)IF Elfsborg (SWE)
Sporting Clube de Portugal (POR)Brøndby IF (DEN)
Grasshopper-Club (SUI)FC Steaua Bucureşti (ROU)
Liverpool FC (ENG)Trabzonspor AŞ (TUR)
Celtic FC (SCO)FC Utrecht (NED)
Borussia Dortmund (GER)FK Qarabağ (AZE)
AIK (SWE)PFC Levski Sofia (BUL)
SK Sturm Graz (AUT)Juventus (ITA)
Getafe CF (ESP)APOEL FC (CYP)
Dundee United FC (SCO)AEK Athens FC (GRE)
AZ Alkmaar (NED)FK Aktobe (KAZ)
FC Dnipro Dnipropetrovsk (UKR)KKS Lech Poznań (POL)
SK Rapid Wien (AUT)Aston Villa FC (ENG)
PFC CSKA Sofia (BUL)The New Saints FC (WAL)
Beşiktaş JK (TUR)HJK Helsinki (FIN)
ŠK Slovan Bratislava (SVK)VfB Stuttgart (GER)
FC Sibir Novosibirsk (RUS)PSV Eindhoven (NED)
FC BATE Borisov (BLR)CS Marítimo (POR)
FC Lausanne-Sport (SUI)FC Lokomotiv Moskva (RUS)
Győri ETO FC (HUN)NK Dinamo Zagreb (CRO)
Odense BK (DEN)Motherwell FC (SCO)
PAOK FC (GRE)Fenerbahçe SK (TUR)
Villarreal CF (ESP)*FC Dnepr Mogilev (BLR)
FC Timişoara (ROU)Manchester City FC (ENG)

Şampiyonlar Ligi Play - Off

Şampiyonlar Kurası

Salzburg - Hapoel Tel - Aviv
Rosenborg - Kobenhavn
Basel - Sheriff
Sparta Praha - Zilina
Partizan - Anderlecht

Lig Kurası

Young Boys - Tottenham Hotspurs
Braga - Sevilla
Werder Bremen - Sampdoria
Zenit - Auxerre
Dynamo Kiev - Ajax

Arupa Ligi Play-off'ları

Bir hüsran, bir beşlik ve bir trivela ile artık 2. kupada 4 takımız. Young Boys'un Lugano'suz dandik bir görüntü veren Fenerbahçe'yi elemesi maçı izleyen Fenerbahçe'li taraftarları hiç şaşırtmadı bence, ki öylede yani. Birde şu kırmızı kart olayını seriye bağladılar, nasıl desem bilmiyorum.
Mecidiyeköy'deki ilk maçta çok rahat oyuna rağmen sadece 2 pozisyon verip maçı 2-2 bitmesini sağlayan Galatasaray, Belgrad'da bu sefer işi biraz daha ciddiyete alıp 5-1 ile bitirdi.
Biranın doğum yeri(miş) Plzen karşısında heryerinin öpmek zorunda oldukları Hakan'ın panterliği sayesinde ilk maçta avantajlı dönen BJK, İnönü'de harika gollerle turladı zaten. Quaresma'nın dışı ve Holosko'nun içi bu sıcak havada bu goller güzel oldu yeğenim dedirten cinstendi velhasılkelam.
Okey'in 4.sü Trabzonspor oynamadan geldiği Play-off'a keşke oynayıpta gelseydik, başkası çıksaydı demiştir. Süper bir direnç yada ne biliyim kendinden üstün bir oyun olmadığı sürece Trabzonspor yine son bilmemkaç senede olduğu gibi ilk maçta veda edecek gibi. Okuyan Trabzonlu varsa eğer kusura bakmasın, keşke elese Bordo-Mavi, ama rakip Liverpool boru değil.
Şimdi rakiplerin inciğini cinciğini çıkarıp, yok kadroda bunlar şunlar, istatistik hesabına girip hiç copy+paste işine girmek istemiyorum.
Galatasaray'ın rakibinden başlayalım ufaktan bitirelim. Tanımıyorum, Tromso veya Helsingborg olabilir, ciddiye alındımı tamam. Çok süper değerlendirme oldu :)
Beşiktaş; Pes'ten tanıdığımız takım Helsinki. Elenir, çok güzel elenir.
Fenerbahçe; Şimdi olay Fenerbahçe diye ahkam kesmiyeceğim. Geçen yılki Lille, önümüzdeki daha soğumamış Young Boys, AZ Alkmaar ve Zaragoza maçı vs. Bu takımların bütün ortak özelliği benim gözümde Fenerbahçe'den hep 2, 3 kademe alt kuvvette olmaları ve maçların kağıt üzerinde zevkli geçiçeğine dair kuşku uyandırmaları. Sonuçta elenen hep Kadıköy'lüler olmuştu. Şimdi sırada PAOK var. Aynı duygu içimde yine var, hayırdır işallah.
Trabzon'a gelecek olursak eğer, üzülmeye değmez gidin Torres ve Gerrard görün, anı yaşa.

6 Ağustos 2010 Cuma

k.i.

hacivat adamlar zülfikar kemiğiyle lades tutuşurdu
denize kusarlardı; yosun tutuşur, karides tutuşurdu
elele tutuşurduk, kimse susmazdı, susmak olmazdı
istanbul’da bir asit şişesi kırılırdı
bir çocuk kapıyı açıp laciverde girerdi
dudaklarından öperdim, başım derde girerdi
ve bir ayna şarkı söylemeye başlardı olduğu yerde
örneğin sarıyer’de: Bir börekçi aniden küçümsenirdi
çay bardaklarıyla asya’nın en eski haritası çizilirdi
seni düşlerdik tüm belleğimizle
acı çizilirdi, et çizilirdi, kafatası çizilirdi!

bir vapura binerdik, yüzümüz üstümüz limon ağacı
her iskele biraz daha uzak, her aşk biraz daha latince
iki parmak daktilo yazar gibi kopuk kopuk
iki sözcükle gözlerine yazardım kendimi
acemice!

ve bayram harçlıklarımı, açlıklarımı düşürmüş olurdum böylece!

sen ise
gençliğini, hep çocukluğunu düşürmüşsün
diyelim gece, diyelim alelacele yalnızsın
diyelim ki oturup beni düşünmüşsün
ağlamışsın gride biraz siyah, biraz beyaz arar gibi
yeşilde mavi yok oysa, sarı hiç yok!
beni düşünmüşsün saçlarını akordeonlarla tarar gibi
küçücük bir kız gibi
küçücük bir delikanlı gibi
küçük bir yaradaki büyük bir kabuk gibi
büyük bir yaradaki küçük bir kabuk gibi
kanar gibi, kanatır gibi, birlikte kanar gibi beni düşünmüşsün!

ecel olur gelirim sana artık adressiz bir zarf gibi
zarfı yalayıp kapatırken dudaklarımı kağıtla keser gibi
çünkü ben orda celladım, biraz katil
seri haldeyim sana, paralel haldeyim
bütün suçlar üstüme yıkıldı, hataların altında kaldım
hayatım hayatına düşüp patlamayan
hayali bir bomba gibi!

k.i.

4 Ağustos 2010 Çarşamba

Rengi Başka, Tadı Başka

Aşırı derecede isteksizlik, fazlasıyla hemde, o şekilde gittim. Salaklık bir nevi dersek cuk oturmanın en güzeli olur. Yolda içime doğdu zaten bütün sinirim gidecek yerine anlamsız okadar çok şey geleceği. Gitti ve geldi yani bu doğanlar. Ama bu gelenlerin nası bir duygu olduğu daha hala anlayabilmiş yada adlandırabilmiş değilim. Ama illaki kendime biraz dokundurmak isteyecek olursam, olmuyorsa zorlamayacaksın, olay bu. Çünkü istediğim bu değildi, rengi başka, tadı başka. Kurtarılcaklar vardı, onun için gittim, gönül olsun diye. Kurtarıldımı kurtarılacak olanlar, inan umrumda değildi ama Allah belamı versin diyerek kapatıyorum bu konuyu bu blogda.

edit: canım sıkıldı aq. gene burdayım.

1 Ağustos 2010 Pazar

Tarihten Bir Sayfa

Blog Widget by LinkWithin