uefa europa league etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uefa europa league etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Aralık 2012 Perşembe

Old Trafford

30 Ekim 1996'da, daha 3, 4 yıl öncesine kadar Türk takımlarından yiyebileceği belkide en büyük acılardan birisini tadan ve Şampiyonlar Ligi'nin formatının değişmesine sebep olan Manchester United, tam 40 yıl boyunca yani 56 maç Avrupa'da evinde kaybetmeyen Man Utd'ın bir geleneğini bozmuştu Fenerbahçe. Gel zaman git zaman Man Utd evini kale gibi kullandı yine az yenildi Old Trafford'da. Bu akşamda Cluj galip geldi İngiltere'de. Aklıma geldi gece gece. 1996'dan bu yana bi bakalım kimler düdüklemiş ManU'yu evinde.

30 Ekim 1996
Manchester United 0 x 1 Fenerbahçe
23 Nisan 1997
Manchester United 0 x 1 Borussia Dortmund
19 Nisan 2000
Manchester United 2 x 3 Real Madrid
3 Nisan 2001
Manchester United 0 x 1 Bayern München
17 Ekim 2001
Manchester United 2 x 3 Deportivo la Coruna
23 Şubat 2005
Manchester United 0 x 1 AC Milan
25 Kasım 2009
Manchester United 0 x 1 Beşiktaş
8 Mart 2012
Manchester United 2 x 3 Athletic Bilbao
5 Aralık 2012
Manchester United 0 x 1 CFR Cluj

16 yılda 9 mağlubiyet sadece. Ama yinede süper istatistik sahibi bi takım, ya 1-0 yada 2-3. Başka türlüsü yok.

31 Ağustos 2012 Cuma

Avrupa Ligi 2012 - 2013

Boşuna oynanan Spartak maçı ilk yarısı, ardından Alex'in oyuna girişi ve oyunun seyrinin değişmesi. Bir başka taraftan Bursaspor'un inanılmaz derecede şanssızlık ve tecrübe eksikliği, ve son taraf olan kimse kusura bakmasın bu ülkenin en gerizekalı futbol takımı olan Trabzonspor'un basiretsizliği. Elde sadece Fenerbahçe kaldı, Galatasaray hariç.
İlk Galatasaray kısmına ufaktan değinelim. ManU bildiğiniz bildiğimiz ManU, Üzerinde kafa patlatıp analiz yapmaya hiç gerek yok. Çıkar sahaya aslanlar gibi topunu oynarsın bitti. Braga ve Cluj hiç hafife alınacak takımlar değil. Birisi 2 sezon öncesinin Avrupa Ligi finalisti. Tamam ozamanlardan şu zamana kadar köprü altından baya sular akmıştır, Cluj ise iddaacıların yorum yapmasını bekliyoruz artık. Gruptan çıkmaz istiyorsa Galatasaray kız gibi değil adam gibi savaşması lazım.
Gönül isterdi Trabzon'unda Bursa'nında rakiplerini yazalım çizelim ama olmadı, Fenerbahçeyle devam edelim.
İt sürüsü gibi 12 gruba ayrılan 48 takım arasından "Liverpool, Udinese, Young Boys, Anzhi" "Tottenham Hotspur, Panathinaikos, Lazio, Maribor" gibi en zor gruplardan birisine düştü. Olsun, oynanmadan hiçbir şey belli olmaz. Şimdi grup maçlarında klasik Avrupa Fenerbahçesi maçları bekliyorum. Deplasmanda saldıran iyi oynayan ama sonuca gitmekte zorlanan Fenerbahçe ve içeride taraftar desteğiyle başlayan sonradan ne hikmetse taraftarıda futboluda susan Fenerbahçe. Artık böyle olmasın. 5 takımla başladık kaldık 2. Ülke puanımız yerlere yakın artık. Zor 2 tane rakibimiz var, diğer rakibimiz ile sahada değil saha dışında, tribünde kapışıcaz. Ne de olsa Güney Kıbrıslı, ne onlar bizi nede biz onları severiz. Maç tahminlerimde şöyle;
Marsilya : içeride berabere deplasmanda mağlubiyet
Mönchengladbach : içeride galibiyet deplasmanda beraberlik
AEL : içeride dışarıda galibiyet

5 Temmuz 2012 Perşembe

Platini İspanya'yı Kolluyor mu ?

Platini'nin deli gibi olduğu seneler. 1984 Avrupa Şampiyonası'na denk gelir. Hemde ne denk gelme. Şampiyonada Fransa'da, o derece. 8 takımlı turnuvada, 5 maçta 9 gol atar abimiz. Final'de de boş geçmez. Zamanın en iyi kalecilerinden Arcona'da Platini'nin frikiğini koltuk altından kaçırıp yer golü, yada Platini atar hangisi kimin daha çok hoşuna gidiyorsa. Maç 1-0 olur, 90'da Bellone atar 2-0 olur ve Fransa evindeki turnuvayı kazanır. Eh haliyle İspanyollar ayar olur Platini'ye. Aradan epey yıllar geçer Platini 2007 yılında UEFA başkanlığına seçilir. Muhabbette burda başlar ağa. Adam tam anlamıyla uğurlu geldi İspanyollara. Nasıl mı? İlk Milli takım düzeyinde bakalım olaya.
Avrupa Şampiyonası :
Euro 2008'de şampiyon İspanya, Euro 2012'de şampiyon yine İspanya. Arada UEFA ile ilgisi olmasada WC 2010 şampiyonu yine İspanya.
Under 21 :
2011 yılında İsviçre'de olan turnuva. Şampiyon finalde İsviçre'yi 2-0 yenen İspanya.
Under 19 :
2007 Şampiyon İspanya
2010 Finalist İspanya
2011 Şampiyon İspanya
Under 17 : 
2007 Şampiyon İspanya
2008 Şampiyon İspanya
2010 Finalist İspanya
Futsal :
2007 Şampiyon İspanya
2010 Şampiyon İspanya

Kulüpler bazında bakarsak eğer olaya ;
Şampiyonlar Ligi : 
2009 Şampiyon Barcelona
2011 Şampiyon Barcelona
UEFA Avrupa Ligi :
2007 Şampiyon Sevilla
2007 Finalist Espanyol
2010 Şampiyon Atletico Madrid
2012 Şampiyon Atletico Madrid
2012 Finalist Athletic Bilbao
UEFA Süper Kupa :
2007 Finalist Sevilla
2009 Şampiyon Barcelona
2010 Şampiyon Atletico Madrid
2011 Şampiyon Barcelona
Futsal Cup : 
2009 Şampiyon Interviu

Ben sıkıldım yemin ederim şampiyon yazmaktan. İşte 84 senesinde İspanya'nın elinden aldığı o kupayı Platini seneler içinde gani gani geri vermiş. Ama yani çalışan kazanır arkadaş. şöyle toplarsak;
18 şampiyonluk, 5 finalistlik gibi bu kısa sürede inanılmaz derecede başarı. Katıldıkları turnuvalarda kendilerini epeyce belli etmişler İspanyol, Endülüslü, Basklı, Katalunyalı arkadaşlarımız. Onları kutlarız, başarılarınında devamını dileriz. Ama en başta en büyük uğurlu at nalları Platini'ninde görevden ayrılmaması lazım.

18 Şubat 2011 Cuma

Kuarejma

Transferinden beri şu zamana kadar bu oyuncuyla ilgili aklımdaki bütün sorular cevaplandı ta ki bir tanesi hariç. Ne zaman sinirlenip kırmızı kart görecek diye. O soruda bu akşam cevap buldu. Skor 4-1 olmuş olabilir ama son 6 dakikada sarı kart ve kırmızı kart görmek abesle iştigal olsa gerek. Mağlupta olsan takımını boş yere yalnız bırakamazsın eğer sen yıldız, el üstünde tutulan bir futbolcusa takımda. Skor ve oyun bazında değerlendirmeye maçı gerek bile yok. Haftalardır maç yapmayan takıma yenilmek hemde bu skorla kader değil ayıptır. Maça en düşük 80, 90 lira verip giren taraftarada yazıktır. Hakan Arıkan Liverpool'dan 8 yedi, Metalist'ten 4 yedi ve bu akşamda Kiev'den 4 yiyince toplamda skor İngiltere : 8 - Ukrayna : 8 oldu. Şanssızmı, uğursuzmu, gaspetmi, cenabetmidir nedir bu adam hala anlayamadım. Uzun lafın kısası elveda Avrupa Ligi, elveda Dublin. İşallah yanılırım diyeceğimde zor be arkadaş.

20 Aralık 2010 Pazartesi

Nouma


Hazır Beşiktaş'ta Dinamo Kiev'le eşleşti, ki bence kanırta kanırta eleyeceklerini düşünüyorum Kiev'i bu kadroyla. Eh haliyle küçük sayılabilecek yaştaydık Nouma'nın bu gölü aşırttığında. Parktada az denemedik değil :)

21 Ağustos 2010 Cumartesi

Look

Nereye bakıyon, yarrak mı var orda ???

7 Ağustos 2010 Cumartesi

2 Resim

İlk resim 2002'den kalma Fenerbahçe - Panathinaikos, UEFA maçından. İstanbul'a her fırsatta İstanbul demeyip Konstantinopoli diyen Yunan'lılara inat açılan pankart. Avrupa sahnesinde en kapak edici olaylardan biridir bu gözümde. Rakipleri şimdi PAOK. PAOK'un açılımı Panthessalonikeios Athletikos Omilos Konstantinoupoliton. Yine bir Konstantinapolis olayı daha olurmu olur. Pankartta yeniden canlansın.
2. resmimiz Galatasaray'ın Avrupa Ligindeki rakibi Karpaty Lyiv'e ait forma tanıtımından. Forma reklamına bakmak yeterli.

Avrupa Ligi Play - Off


Paris Saint-Germain FC (FRA)Maccabi Tel-Aviv FC (ISR)
Bayer 04 Leverkusen (GER)SC Tavriya Simferopol (UKR)
PFC CSKA Moskva (RUS)Anorthosis Famagusta FC (CYP)
HNK Hajduk Split (CRO)FC Unirea Urziceni (ROU)
Feyenoord (NED)KAA Gent (BEL)
KRC Genk (BEL)FC Porto (POR)
Debreceni VSC (HUN)PFC Litex Lovech (BUL)
Aris Thessaloniki FC (GRE)FK Austria Wien (AUT)
Galatasaray AŞ (TUR)FC Karpaty Lviv (UKR)
US Città di Palermo (ITA)NK Maribor (SVN)
Club Brugge KV (BEL)FC Dinamo Minsk (BLR)
AC Omonia (CYP)FC Metalist Kharkiv (UKR)
SC Vaslui (ROU)LOSC Lille Métropole (FRA)
SSC Napoli (ITA)IF Elfsborg (SWE)
Sporting Clube de Portugal (POR)Brøndby IF (DEN)
Grasshopper-Club (SUI)FC Steaua Bucureşti (ROU)
Liverpool FC (ENG)Trabzonspor AŞ (TUR)
Celtic FC (SCO)FC Utrecht (NED)
Borussia Dortmund (GER)FK Qarabağ (AZE)
AIK (SWE)PFC Levski Sofia (BUL)
SK Sturm Graz (AUT)Juventus (ITA)
Getafe CF (ESP)APOEL FC (CYP)
Dundee United FC (SCO)AEK Athens FC (GRE)
AZ Alkmaar (NED)FK Aktobe (KAZ)
FC Dnipro Dnipropetrovsk (UKR)KKS Lech Poznań (POL)
SK Rapid Wien (AUT)Aston Villa FC (ENG)
PFC CSKA Sofia (BUL)The New Saints FC (WAL)
Beşiktaş JK (TUR)HJK Helsinki (FIN)
ŠK Slovan Bratislava (SVK)VfB Stuttgart (GER)
FC Sibir Novosibirsk (RUS)PSV Eindhoven (NED)
FC BATE Borisov (BLR)CS Marítimo (POR)
FC Lausanne-Sport (SUI)FC Lokomotiv Moskva (RUS)
Győri ETO FC (HUN)NK Dinamo Zagreb (CRO)
Odense BK (DEN)Motherwell FC (SCO)
PAOK FC (GRE)Fenerbahçe SK (TUR)
Villarreal CF (ESP)*FC Dnepr Mogilev (BLR)
FC Timişoara (ROU)Manchester City FC (ENG)

Arupa Ligi Play-off'ları

Bir hüsran, bir beşlik ve bir trivela ile artık 2. kupada 4 takımız. Young Boys'un Lugano'suz dandik bir görüntü veren Fenerbahçe'yi elemesi maçı izleyen Fenerbahçe'li taraftarları hiç şaşırtmadı bence, ki öylede yani. Birde şu kırmızı kart olayını seriye bağladılar, nasıl desem bilmiyorum.
Mecidiyeköy'deki ilk maçta çok rahat oyuna rağmen sadece 2 pozisyon verip maçı 2-2 bitmesini sağlayan Galatasaray, Belgrad'da bu sefer işi biraz daha ciddiyete alıp 5-1 ile bitirdi.
Biranın doğum yeri(miş) Plzen karşısında heryerinin öpmek zorunda oldukları Hakan'ın panterliği sayesinde ilk maçta avantajlı dönen BJK, İnönü'de harika gollerle turladı zaten. Quaresma'nın dışı ve Holosko'nun içi bu sıcak havada bu goller güzel oldu yeğenim dedirten cinstendi velhasılkelam.
Okey'in 4.sü Trabzonspor oynamadan geldiği Play-off'a keşke oynayıpta gelseydik, başkası çıksaydı demiştir. Süper bir direnç yada ne biliyim kendinden üstün bir oyun olmadığı sürece Trabzonspor yine son bilmemkaç senede olduğu gibi ilk maçta veda edecek gibi. Okuyan Trabzonlu varsa eğer kusura bakmasın, keşke elese Bordo-Mavi, ama rakip Liverpool boru değil.
Şimdi rakiplerin inciğini cinciğini çıkarıp, yok kadroda bunlar şunlar, istatistik hesabına girip hiç copy+paste işine girmek istemiyorum.
Galatasaray'ın rakibinden başlayalım ufaktan bitirelim. Tanımıyorum, Tromso veya Helsingborg olabilir, ciddiye alındımı tamam. Çok süper değerlendirme oldu :)
Beşiktaş; Pes'ten tanıdığımız takım Helsinki. Elenir, çok güzel elenir.
Fenerbahçe; Şimdi olay Fenerbahçe diye ahkam kesmiyeceğim. Geçen yılki Lille, önümüzdeki daha soğumamış Young Boys, AZ Alkmaar ve Zaragoza maçı vs. Bu takımların bütün ortak özelliği benim gözümde Fenerbahçe'den hep 2, 3 kademe alt kuvvette olmaları ve maçların kağıt üzerinde zevkli geçiçeğine dair kuşku uyandırmaları. Sonuçta elenen hep Kadıköy'lüler olmuştu. Şimdi sırada PAOK var. Aynı duygu içimde yine var, hayırdır işallah.
Trabzon'a gelecek olursak eğer, üzülmeye değmez gidin Torres ve Gerrard görün, anı yaşa.

13 Mayıs 2010 Perşembe

Europa League Final Hamburg 2010

Kısmetiko Madrid ve Avrupa Ligi Şampiyonluğu

3 galibiyetle Avrupa'da, nasıl turnuva şampiyonu olunuyormuş bu akşam Atletico Madrid bize öğretmiş oldu. Açık söylemek gerekiyorsa malum şekilde elenişimiz sonucunda, bizi eleyen takımın final oynaması ve hatta kupayı kaldırması sinirlerimizi bozmadı değil. Nasip, kısmet, kader, Keita deyip sustuk mecburen.
3 galibiyet dedim ama, 3 bile değil. 2 buçuk galibiyetle şampiyon oldular neredeyse. Yine berabere bitti, uzatma olmasa yine bi maç daha. O maçta berabere biterdi. Hani derler ya rekor Galatasaray'da diye, hiç yenilmeden kupayı aldı, asıl rekor budur ya, en az galibiyetle şampiyon olmak. Borumu :D
Maçın geneline gelirsek gerçekten tam bir final havasında geçti. Yağan yağmur ise güzelliğiydi. Heleki o İngiliz taraftarların, İngiltere bayrağı üzerine yazarak kullandıkları asılan bayraklar yokmu hasta oluyorum. İlk yarıda Forlan+Agüero - Fulham maçı şekline geçti. 2 oyuncuda ellerinden gelenin fazlasıyla top oynadılar. Agüero'nun seri çalımları, rakipleri üstüne çekip çalımla ekarte etmesi, izle izle doyamazsın şeklindeydi. Gollerde zaten Agüero - Forlan ikilisinin yapımıyla oldu. İlkinde kaleye vuran Agüero'nun topuna dokundu Forlan, ikinci goldede yerden ortaya dokundu.
Fulham'ın golü ise gitti geldi, öyle bir pozisyon oldu. Zamora başlattı, çok müsait olacakken ayağında açtı falan, devamında Gera açtı ortayı arkaya sekince, Davies klas bir şekilde havada yapıştırınca topa giden gol geldi. Pozisyon başından gol olana kadar, kahvede bi oturup bi kalktık, herkezmi Fulham'lı olur ya.
Aslında Galatasaray'ı elemesinden değilde, kupayı hakeden takım kaybetti bu akşam. Juve'yi nasıl çatır çatır eledikleri kulüp tarihinde efsane oldu, DVD'si bile storesinde satışa çıktı.
Şampiyonlar Liginden gelip, eski Uefa Kupası ve şimdiki Avrupa Ligini kaldıran takım sayısı 5'e yükseldi. Platini emmi bir yola başvururmu artık bilemem.
Maçın MVP'si golleri atan, kupayı getiren Diego Forlan oldu. Kutluyoruz kendisini.
Beyaz formalıların Parken zaferininide 10. senesi, bunu daha fazla kutluyoruz.

9 Nisan 2010 Cuma

Avrupa Liginin Son 4'ü

Dün akşam resmen bir penaltı, hemde 100'de 100 bir penaltı gümbürtüye gitti. Resimdeki Zigic baş kahraman olayda. Yaka paça yada sille tokat adamı düşürmek budur desek abartmış olcağımı sanmıyorum. Juanito tarafından Zigic'in telef edilmesi sonucu saha anında karıştı. Hakemlere uzun süre itiraz ettiler, Valencia teknik direktörü Emery okadar çok itiraz etti ve sonunda tribünlere yollandı. Eee işte bir adam tribüne yollanacak kadar itiraz ediyorsa bu işte haklı olduğunun göstergesi. Atletico Madrid 0 - 0'ın sonucunda Şampiyonlar liginden geldikten sonra oynadığı 6 maçta tek galibiyetle yarı finale çıktı. Yine bir hakem skandalı sayesinde. Ama bu gerçektende skandaldır. Uefa 5 hakem görevlendirdi, neden başladı o zaman bu uygulama eskisinden daha beter olacaksa. Galatasaray maçnda olanları gayet iyi hatırlıyoruz vede dün akşam olanlar. Olan olmuş yani artık yakınmak boşa olur. Ve işin biraz garip tarafı İspanyol medyası kafayı Real - Barça derbisinle yemiş durumdalar. Bu maç ile ilgili haberler ana sayfalarında araki bulasın, anca kulüp sayfalarında.
Dün akşam dakika 65'ten sonra Liege - Hamburg maçı hariç diğer 3 maçı izledim. Gözlerin döndü diyebilirim üç maçı takip ederken, direkten dönen toplar oldukça fazlaydı ama sadece 2 gol vardı o da Liverpool - Benfica maçındaydı. 3-0'iken dahil oldum maça. Cardozo'nun akıllı frikik golü ile kıpırdanmaya başlasada Benfica, Torres klasik Torres golüne engel olamayınca, tribünlerden " You'll never walk alone " marşının okunmaması için hiç bir sebep bırakmadılar açıkcası.
Fulham 2-1'in rovanşında daha ilk dakikada Zamora ile golü bulunca seriyi 3-1'e getirmiş artık bütün Wolfsburg'un mücadele hırsınıda alaşağı etmiş. Ben izledikten sonra oyun ortada geçiyordu ama ataklı bir şekilde geçiyordu. Burdada direkten dönen toplar oldukçaydı. Dzeko'nun direği, ve aklımda kalan diğer çizgiden çıkan top.
Liege'de, Hamburg evinde yendiği rakibini tekrar yenerek kendi evinde oynanacak olan finale 2 maç daha yaklaştı. Geçen yıl yarı finalde elenmişlerdi Werder'e. Son 2 sezondur Galatasaray'ı eleyenler yarı finale kadar geliyorlar. Eğer tarih tekerrürden ibaretse, Atletico bu turda elenecek, gibisindende bi kehanet yapayım. Bu maçı sadece skor olarak değerlendirmek gerekirse, Hamburg - Liverpool finali bizi bekler. Bu maça dair tek görüntü, izlediğim Petric'in harika golü. Ve video'nun altındaki yorum ise öylece kalmamı sağladı.
- Elin adamı attığı gollerle konuşulur bizimkiler yediklerinle konuşulur.

Semi-finals , 1st leg : 22 April 2010

22 April 2010

Atlético21:05LiverpoolMore »
Referee: TBD
Stadium: Vicente Calderón, Madrid (ESP)

Hamburg21:05FulhamMore »
Referee: TBD
Stadium: Hamburg Arena, Hamburg (GER)

8 Nisan 2010 Perşembe

Hamburg'a Son 4

Atletico Madrid : 2 - Valencia : 2
Atletico Madrid
Gea
Perea -- Ujfalusi -- Dominguez -- Lopez
Reyes -- Assuncao -- Raul Garcia -- Simao
Agüero -- Forlan
Valencia
Cesar
Alba -- Navarro -- Maduro -- Alexis
Fernandes -- Mata -- Baraja -- Silva -- Joaquin
Villa

Liverpool : 1 - Benfica : 2
Liverpool
Reina
Agger -- Johnson -- Carragher -- Kyrgiakos
Mascherano -- Lucas -- Gerrard -- Benayoun -- Kuyt
Torres
Benfica
Quim
Luiz -- Luisao -- Ramirez
Di Maria -- Peixoto -- Garcia -- Perreira -- Aimar
Kardec -- Cardozo

Standart Liege : 1 - Hamburg : 2
Standart Liege
Sinan
Camozzato -- Sarr -- Pocognoli -- Ramos
Witsel -- Nicaise -- Gonzales
MBokani -- De Camargo -- Jovanovic
Hamburg
Rost
Demel -- Boateng -- Mathijsen
Jarolim -- Aogo -- Pitroipa -- Trochowski -- Ze Roberto
Petric -- Nistelrooy

Wolfsburg : 1 - Fulham : 2
Wolfsburg
Benaglio
Schafer -- Simunek -- Josue -- Pekarik
Gentner -- Riether -- Misimovic -- Barzagli
Dzeko -- Grafite
Fulham
Schwarzer
Kelly -- Hangelan -- Hughes -- Konchesky
Duff -- Murphy -- Etuhu -- Davies
Zamora -- Gera

27 Şubat 2010 Cumartesi

Fenerbahçe - Lille maçı pankart organizasyonu




25 Şubat Fenerbahçe - Lille Olympique Sporting Club maçında, Grup CK - 1907 Unifeb – Vamos Bien grupları tarafından 4 günde 4400 metrekare kumaş, 200 kilo boya ve ortalama 100 insan gücüyle gerçekleşen organizasyon Okul tarafı tribünü üst tarafında sergilenmiştir. Üst tarafta 1500 tane sopalı pankart vardır. Set pankartının uzunluğu 80 metre, eni 4.5 metredir. Sergilendiği sırada star wars soundtrack müziği kullanılmıştır.

26 Şubat 2010 Cuma

UEFA Europa League Top 32 25/02/2010

Benfica 4 - 0 Hertha BSC
Anderlecht 4 - 0 Athletic Bilbao
Marseille 3 - 1 Kobenhavn
Roma 2 - 3 Panathinaikos
PSV 3 - 2 Hamburg
Galatasaray 1 - 2 Atletico de Madrid
Shakhtar Donetsk 1 - 1 Fulham
Unirea 1 - 3 Liverpool
Sporting 3 - 0 Everton
Valencia 3 - 0 Club Brugge
Juventus 0 - 0 Ajax
Werder 4 - 1 Twente
Salzburg 0 - 0 Standart
Hapoel Tel Aviv 1 - 1 Rubin Kazan
Fenerbahçe 1 - 1 Lille

Avrupaya Veda.


Lille maçında Türk Telekom tribününde yapılan görsel şovda emeği geçen Grup CK, 1907 Ünifeb ve Vamos Bien üyesi kardeşlerimizi GFB ailesi olarak tebrik ederiz.

Yol yorgunu ve uykumu tam alamadıgımdan maçtaki duygularımı gün içersinde yazarım.

Edit : Silivriden cıkarsın yola aksam bogaz trafigi yolda bi baygınlık geçirtir. Birlikte maça gittigimiz adamlar gene ruhsuz marş bilmez hiç birisi radyoda arabesk calıyo hepten kriz geçircem sandım kendimce marş mırıldanmaya başladım. Açtım camı sıkışan gişelerde milleti izliyorum. Neyse 21.10 gibi stattayız. Kapıdan giriş falan baya bi kuyruk bekledikten sora merdivenlerdeyken bi gürültü koptu dedim noluyo derken Atl. Madrid atmış golünü stat coşmuş yerimizi alırken Boğaz Hoolingans grubunun içine girdik gene maç öncesi futbolcular cagırılırken Atl.Madridin golü ve Maratonda acılan AtletiCOYDU Madrid pankartı... (Memmo kızma :D) Maça adam akıllı pek bakamadım ama stadı derbi harici ilk kez bu kadar dolu görmüştüm. Migros ve Maratonla karşılıklı yapılan tezahüratlar mükemmeldi. Ta ki dk 85 olana kadar. Pozisyon nası başladı bilmiyorum ama top girmişti içeri. Statta çıt cıkmıyodu. Yapılan bu destege ragmen elenmiştik. Ne diyelim lige ve türkiye kupasına kısmet.

25 Şubat 2010 Perşembe

Rocchi, What the Fuck ???

Totemininde, dükkandan çıkar ayak gelen pclerinde, onlara atılan formatında, o makinaları bozanlarında, çökertenlerinde, maçın ilk yarısını izlememden beni mahrum bırakanlarında, kasılan internetinde, bu yağmurunda, Star'ında, şifreye giren yayınında, kahvede bu maç için 1 lira alanında, Atletico'nunda, biz gol yiyince papazın çayırını şenlik alanına çevirenlerinde, bu takımı forvetsiz bırakanlarında, Baros'un ayağını kıran katil Emre'ninde, şu ruhsuz taraftarında ta AQ. Bu yağmurda, maçı izlemek için nerden nereye yürüdüm. Donuma kadar ıslandım. Sonuç ne oldu peki, ıslandığımla kaldım.

Caner'e burdan küfretmek isterimde, onun yaptığını sollayan maça damga vuran asıl hakem. fossa blog Figlio di una cagna diye İtalyan yazmış İtalyan hakeme. Ulan elle kesti 2 metre önünde. Metrelerce uzaklık değil, 2 metre ulan anasını siktiminin hakemi. Fossa blog İtalyanca yazmış, edepli davranmışlar, ben direk açığını yazayım. Orospu çocuğu.

Bizler İnandık !


Kaleci hariç 10 sağlam futbolcu var. Nasıl bir ilk 11 cıkartıcak bir sürü ihtimali var. Ben kendi ilk 11 tahminimi yazayım. Volkan - Bekir - Önder - Bilica - Deniz - Gökhan Gönül - Emre - Selcuk - Semih - Alex - Guiza... Kill Lille !

Tarihten Bir Sayfa

Blog Widget by LinkWithin