Sakat ve yaşlıymış;- Hassiktir diyorum, hassiktir.
1 hafta geçiken bir yazı, adamlar şampiyon oldular, dünya kupasını kaçırdılar, biz Karşıya için İstanbul yollarına düşerken yazamadık kaldı elimizde böyle.
Gün gelir devran döner
Keser döner sap döner
Tarih yine tekerrür etti, son dakika sendromuna yine yakalandı Fenerbahçe, yine kendine yaptı yapacağını. Biz asıl konumuz olan Bursaspor'a dalalım, Fenerbahçe kaçmıyor.
İşin Kadıköy tarafına geçersek eğer, Denizli maçı bir yana böyle bir travma bu ülke futbolu ne gördü, nede kolay kolay görür. Maçtan önce herşey hazır, stad çevresinde 100 binlerce kişi var içeri giremesede, sarı lacivert bir Kadıköy. Maç öyle bir başladıki Fenerbahçe 20 dakikada kopartır maçı şampiyonluk şarkıları söyler tezim gerçekleşecek gibiydi. Ben böyle tempolu, istekli, rakibe nefes aldırmayan oyun hiç izlemedim, kim bilir ne zaman izlerim. Zaten 20 olmadan Güiza attı golü, Fenerbahçe şampiyondur artık derken, Burak'ın açtığı orta gidip gol olunca şok, şaşkınlık, beceriksizlik ve şanssızlık hortladı. 55 bin kişi nası izledi maçı ne şekillerde izledi, tipten tipe girdiler tv'nin gösterdiği kadarıyla. Alex'in hamile karısı bile fenalık geçirecek haldeydi yani. O vuruyor Onur çıkarıyor, diğeri vuruyor yine Onur, bir başkısı patlatıyor yine Onur. Maçı anlatan Melih Gümüşbıçak'ın dediği gibi " Onur Fenerbahçe'nin şampiyonluğu karşısında duruyor ", gerçektende durdu. Yanlış anons ve devamındaki akıbet ise korku filminden farksız değildi. Anası ağlatılan bir stad, çevre dükkanlar, polisle çatışma, yakılan dükkanlar, 16 plakalı arabaları linç etmeler - şöförde dahil -, yayın odası basmalar, hesap sormak için yönetici aramalar ve yanan bir stad. Uzun uzadıya gider bu aslında suçlular, sorumlular v.s. uzatmadan Şampiyon Bursaspor diyelimde bitirelim.
Neler oldu, ne yaşandı, yaşayan kimse bilmiyor, biliyor anlatamıyor. Biryerde mucize şampiyonluğun sözlük anlamı. Bu hafta 2. bölümü çekilirmi ? sanmıyorum, canı yananlar birdaha canını yaktırtmaz.
3 galibiyetle Avrupa'da, nasıl turnuva şampiyonu olunuyormuş bu akşam Atletico Madrid bize öğretmiş oldu. Açık söylemek gerekiyorsa malum şekilde elenişimiz sonucunda, bizi eleyen takımın final oynaması ve hatta kupayı kaldırması sinirlerimizi bozmadı değil. Nasip, kısmet, kader, Keita deyip sustuk mecburen.
"Sizler taraftarsınız bunları sizlere belirtmemde ve sizlerin de kamuoyu yaratmanızda fayda var. Bu stadın kapaklarının takılmaması için uğraşan bir zihniyet ve belli bir kesim var. Bu kapakların takılmaması istemeyen kesim sizlerinde tahmin edeceği üzere Fenerbahçe camiası ve Aziz Yıldırım. Biz bu platformda sizleri temsil ediyor ve sizin sesinizi iletiyoruz. Fakat sizler de bizi lütfen yalnız bırakmayın, arkamızda olun. Ne yapın, edin gereken kamuoyu baskını oluşturun ki bizlerde sesimizi onlara karşı daha rahat yükseltebilelim."
Dillerde dolaşan, heryerde yazılıp, çizilen, üstüne yorum yapılan Bank Asya Birinci Ligi Play-Off maçları bugün resmi ağızdan, Federasyon tarafından açıklandı. Tarihler beklenildiği gibi 17-20-23 Mayıs günleri oynanacak. Asıl önemli olan konu ise stad konusuydu. Ali Sami Yen ve Olimpiyat stadının isimleri olduğundan sık bir şekilde geçiyordu heryerde. Ali Sami Yen konusunda isabet doğruydu ama Olimpiyat stadının yerini Federasyon, Recep Tayyip Erdoğan stadına verildiğini belirtti. Yani kısaca Karşıyaka geçen sezon play-off finalinde elendiği ve maç sonu çıkan olaylar sonucu 5 maç ceza aldığı, o akşamdan beridir birbirlerini bir kaşık suda boğacak vaziyete gelen Kasımpaşa'da maç yapacak. Federasyonu hep eleştiriyoruzya, bu konuda eleştirilmeyi sonuna kadar hak ediyorlar. Karşıyaka'dan maç için kaç bin kişi çıkıp İzmir'den İstanbul'a gidecek, Kasımpaşa'ya gidecek. Diğer takımları geçtim bu konuda Karşıyaka'ya yapılan garip birşey bence bu durum. O kadar kişinin sorumluluğunu kim alacak çok merak ediyorum. Kavgaya, gürültüye, olaya belkide olmasını istememde akacak kanlara hazırlıklı olun bence. Bu arada zaten Kasımpaşa Altay'ıda eleyip Süper lig yolunu tutmuştu, ozamandır bu ikisi arasındada bir husumet var. Artı R.T.E stadında olası bir Altay-Karşıyaka maçında birde Kasımpaşa taraftarınıda eklersek, neler olur kimbilir. Felaket senaryosu yazmak değil amacımız, ama olabilecek şeyler bunlar. Karşıyaka bir Özgür daha vermek istemez, İzmir bir Özgür daha vermek istemez.
Allah'ın sopası yok diye başlamak gerek aslında buraya, ki öylede başlıyorum. Lazio ile oynadıkları derbiyi kazandıktan sonra tribünlere meşhur küme düşme hareketi çekmişti Totti. Sonrasında gelen Sampdoria mağlubiyeti ve Inter'in galibiyeti ile zirve el değiştirmiş, Roma ikinciliğe düşmüştü. Bugün Parma deplasmanında 2-1 galip geldiler. Zirve yine ellerine geçti bitime 2 hafta kala. Şuanlık lider durumdalar. Ve " Allah'ın sopası yok " durumuna şimdi geldi Roma'lılar. Düşman kardeşleri Lazio yarın Inter ile oynayacak. Yarın bütün Roma'lılar mecburi Forza Lazio diyecekler. geçen hafta oynanan Galatasaray - Bursaspor maçı gibi. Bir gün herkez Fenerbahçeli olacaktı ama o gün bütün Fenerbahçe'liler Galatasaray'lıydı, yarınki maç gibi.
Mayıs ayına girdik, artık şampiyonlar ve düşenler bir bir belli ediyorlar kendilerini. Fenerbahçe az puan farkınla önde olmasına rağmen şampiyondur benim gözümde ki olacaktırda. Yunanistanda Panathinaikos, Belçika'da Anderlecht ilk şampiyonlarımız. İtalya'da Roma ve İnter'in kapışması ne gibi bir akıbetle sonuçlanıcak bilmiyorum artık. Kıbrıstan sonraki asıl yavru vatanımız, gavur vatanımız Almanya'da da tablo şekilleniyor. Düğün kısmı Bayern Münih'e ait, cenaze kısmı ise Hertha Berlin'e ait.
Norman Whiteside, abimiz 1982 Dünya Kupasında Yugoslavya karşısında sahaya çıktığında 17 yaşından 42 gün almıştı. Elin oğlu cıva gibi biz odun gibi.